Ermenistan-Türkiye milli maçını ve Abdullah Gülün Erivan gezisini izleyen NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu ve NTV Radyolar Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yeşiltepe, izlenimlerini NTVMSNBCye yazdı.
İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, 6 Eylül’de yapılan Ermenistan-Türkiye milli maçı için Erivan’a gerçekleştirdiği ziyareti NTV Haber Müdür Mete Çubukçu ve NTV Radyolar Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yeşiltepe izledi. Çubukçu ve Yeşiltepe Erivan izlenimlerini NTVMSNBCye yazdı. Mete Çubukçu Umutlar Yeşeriyor başlıklı yazısında, bir futbol karşılaşması ile başlayan bu buluşmanın, iki ülke arasında yeni bir sayfa açıp açmayacağını ele alıyor. Ahmet Yeşiltepe ise Ermenistanın doksanların başından itibaren yaşadığı büyük değişimi 13 yıl sonra Ermenistan yazısında anlatıyor.
METE ÇUBUKÇUNUN YAZISINDAN ...Erivanda maç öncesinde sayıları 500 ile 1000 arasında değişen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün geçiş güzergahı üzerine yerleşen protestoculara az ya da çok demek nereden bakıldığına bağlı. Ancak maç boyunca Erivanda, özellikle siyasi atmosferi koklamaya çalışan gazeteciler için bu sayı sürpriz değil ve hatta normaldi. Ben Vandan geldim, 1915i unutma pankartları ve benzeri sloganlarla Gülü protesto etmeye çalışanlar yeni başlayan bu sürecin çeşitli zamanlarda nasıl tıkanma noktasına geleceğinin de ipuçlarını veriyordu.
Ancak buna karşın maç çıkışında sırtında Taşnak bayrağı taşıyan kadınlar kadar Türkiye! Türkiye! diye bağıran genç kızlar da vardı. Türkiyedeki maçtan sonra da Hayastan! yani Ermenistan! diye bağıran olur mu acaba?..
AHMET YEŞİLTEPENİN YAZISINDAN ...13 yıl önce müzesini görmediğim ama anıtına kadar gittiğim Tsitsernakaberd - Soykırım Anıtı benim için bu defa müzesi de görülmesi gereken bir yerdi. Anıtın 44 metrelik sivri koniyi andıran steli göğe doğru uzanırken Ermeni ulusunun yeniden doğuşunu simgeliyor. 12 büyük taş bloktan oluşan çember ise bugün Ermenilerin Batı Ermenistan olarak tanımladıkları, Türkiyenin doğu ve kuzeydoğusunda yer alan kaybedilmiş 12 vilayeti temsil ediyor. Çemberin ortasında durmaksızın yanan ateşi, fonda inanılmaz güzelliğe sahip bir kadın sesi alevlendiriyor. Klasik bir partisyonda ninni olduğunu öğrendiğim ama ziyadesiyle ağıdı çağrıştıran bu şarkı ortada yanan ateşin korunu yüreğinize düşürecek kadar duygu yüklü...
Müze ise anlatılmaktan çok görülmeyi ve üzerine düşünülmeyi hak eden bir yer. 1915te yaşananların ne olduğu, nasıl olduğu, neden yaşandığı elbette akl-ı selim, hakkaniyet ölçüsü bilen, önyargısız serinkanlı tarihçilerin işi... Lakin bu müzedeki tek gerçek, soykırım!...
BOYLE ULKELER ARASI DOSTLUK ARTIK
TURK VE ERMENI VATANDASLARININ GONLUNE
YERLESTIRILMELI,HER IKI ULKE YAZARLARI
YOLUYLA.
Emre Kaçar - Konya
14 Eylül 2008, Pazar 10:03
Ahmet Özer arkadaşıma birazda
gülümseyerek katılıyorum. Bütün millet
üstünde yazan oda yetmezmiş gibi elinde
pankart o da yetmedi bağıra bağıra
hepimiz Ermeniyiz demedi mi? Bazen
bizim gazeteciler entellektüel gözükmek
için resmen milliyetçiliğimizden taviz
veriyorlar.
mustafa kılıç - Düzce
12 Eylül 2008, Cuma 00:05
bence türkiyedeki maç biraz daha gergin
geçecektir. çünkü millet olarak
provakasyona çok açığız ve bu oyuna
kanabiliriz. ardından hemen işte
ermenistandaki türkiye diye bağıran
kızlar türkiyede is onları aşağolayan
topluluk. bu insanların bir ülküleri
war(ermenistanın) ve bu uğurda her türlü
çirkefliği ve oyunu yapabilirler. yani
ermenistan diye bağırsak daha mı iyi
olur yada tam tersi bişey söyleyemiyorum.