Babacan, Türkiyenin son 1 yıl içinde KİK ülkelerinin tamamıyla en üst düzeyde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirildini hatırlattı ve ilişkilerin her yönüyle geliştirilmesi konusunda karşılıklı anlayış birliği bulunduğunu gözlemlediğini bildirdi.
Babacan, KİK ile ilişkilere kurumsal bir kimlik kazandırmanın ortak çıkarlara hizmet edeceğine ve işbirliğine yeni ufuklar açacağına inandığını kaydetti.
Ciddede başlatılan girişimle KİK ile Türkiye için önemli bir ilke imza atıldığını belirten Babacan, şunları kaydetti:
Tesis edilen stratejik diyaloğun, KİKin tek bir ülkeyle sahip olduğu ilk düzenli danışma sürecini oluşturduğunu anlıyoruz. Bu yeni girişimle aramızdaki kuvvetli dostluk ve kardeşlik bağlarını kurumsal bir çerçevede daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Siyasi, ekonomi, savunma, güvenlik ve kültür alanlarındaki işbirliğimizi düzenli üst düzey istişareler yoluyla daha da ilerletmeyi hedefliyoruz.
Babacan, Körfez bölgesinin istikrar ve güvenliğine büyük önem verdiklerini de belirterek, Bugün Ortadoğuda bir kriz kuşağı bulunmaktadır. Bu kriz kuşağı, maalesef kuzeyde Türkiyenin, güneyde Körfezin arasında kalan bölgelerde yer almaktadır. Türkiye ve Körfez, bu kuşaktaki krizlerin çözümlenmesi için bölgenin istikrarına olumlu katkıda bulunabilecek iki kanatta yer almaktadır. Katarın, Doha Mutakabatının sağlanmasındaki, ülkemizin ise İsrail ile Suriye arasında başlayan aracılı görüşmelerdeki rolü bu durumun bir göstergesidir diye konuştu.
KİKin, bölgede güvenlik, istikrar ve refahın sağlanması için önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Babacan, Türkiyenin, Körfez bölgesinde ortaya çıkabilecek herhangi bir istikrarsızlıktan doğrudan etkilenecek ülkelerin başında yer aldığını dile getirdi.
Babacan, Bu bağlamda, bugün tesis edilen diyalog mekanizmasının, Türkiye ile KİK üyesi ülkeler arasındaki stratejik ilişkilerin gelişmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz dedi.
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye, Körfez bölgesinde ortaya çıkabilecek herhangi bir istikrarsızlıktan doğrudan etkilenecek ülkelerin başında yer almaktadır dedi.
Ali Babacan, Suudi Arabistanın Cidde kentindeki Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Stratejik Diyalog 1. Dışişleri Bakanları Toplantısının ardından, Katar Dışişleri Bakanı ve KİK Genel Sekreteri Hamid El Tani ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ile KİK ülkelerinin bugün ortak çıkarları ve hedefleri paylaştıklarını belirten Babacan, Körfez ülkeleriyle Türkiye arasındaki bağların yüzyıllardır süregelen bağlar olduğunu ve karşılıklı etkileşim sonucunda daha da sağlamlaştığını vurguladı.
Babacan, Türkiyenin, Körfez bölgesinin güvenliğine büyük önem verdiğini belirterek,Bu nedenle bugün başlattığımız düzenli siyasi diyalog mekanizmasının, Türkiye ile KİK üyesi ülkeler arasındaki stratejik ilişkilerin gelişmesine büyük katkı sağlayacağı inancındayız diye konuştu.
Babacan, bir gazetecinin sorusu üzerine, Türkiye İran ile komşu bir ülkedir. Türkiye ile KİK arasındaki ilişkilerin geçmişi çok eski. Körfez ülkeleri, 30 yıldır güvenlik, ekonomik ve siyasi alanda düzeyli ilişkiler kuruyorlar. Türkiyenin, eskiden beri üye ülkelerle olumlu ilişkileri vardır. Bugün bu yapı bir ilişkiye alternatif değildir dedi.
Hamid El Tani de, bir gazetecinin Türkiye ile İsrail arasında askeri işbirliği anlaşması var. Bu anlaşmaya rağmen KİKin Türkiye ile ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? biçimindeki sorusuna, Türkiye, bağımsız bir ülkedir. Bu tür ilişkiler bölgede, bölge barışının sağlanmasında yararlı olabilir diyerek yanıt verdi.
Babacan, Suudi Arabistandan bugün geç saatlerde Suriyeye geçecek.