NTVnin sorularını yanıtlayan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, Kıbrısta 3 Eylülde başlayacak müzakereler konusunda umutlu mesajlar verdi. Bakoyanni Ortada siyasi bir irade var, çok kısa sürede somut bir ilerleme görmeyi umut ediyorum dedi.
ATİNA - Kıbrısta Türk ve Rum taraflar arasında 3 Eylülde başlayacak müzakereler öncesinde Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni beklentilerini NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgüne değerlendirdi. Yunanistan Dışişleri Bakanı, Mevcut durum kimsenin devamını istediği bir durum değil. İhtiyacımız olan adaya dışarıdan gelen bir plan değil, bir Kıbrıs planı. Tabii ki Yunanistan ve Türkiyeyi yakından ilgilendiren bir durum, bildiğiniz gibi adada hala bir işgal ordusu var. Bu, Türkiyeyi yakından ilgilendiren bir gerçek ama ortada bir siyasi irade var, en azından ben olduğuna inanıyorum. dedi.
Bakoyanni garantörlük konusunda artık yeni bir durum oluştuğunu söyledi ve Zaten Avrupa Birliğinin üyesi olan ve birleşmesini tamamlayacak bir ülkeden bahsediyoruz. Her halükarda bu konuyu konuşacağız ama çözüm fikri başlı başına o kadar güçlü ki, bu kadar açık söylediğim için kusuruma bakmayın ama herkesin buna ulaşmak için çalışması gerekir. diye konuştu.
KAFKASYA İLE KIBRISI KIYASLAMADI Dora Bakoyanni, Güney Osetya ve Abhazyanın bağımsızlığının Rusya tarafından tanınması ile Kıbrıs konusu arasında bir kıyaslama yapmak istemediğini de söyledi.
TÜRKİYEDEN ADIMLAR BEKLİYOR Türkiye ve Yunanistanın Ege Denizinden kaynaklanan sorunlar hakkında yapılan görüşmelerde fazla ilerleme kaydedemediğini itiraf eden Bakoyanni, Türkiyeden olumlu adımlar bekliyoruz dedi.
Yunan Dışişleri Bakanı söyle konuştu: Yunanistanın Türkiyenin AB üyeliğine karşı gösterdiği iyi niyetin bir benzerinin de Türk tarafından bize karşı sergilenmesini takdirle karşılayacağız. Ege Denizi konusunda ilerleme kaydetmek zaman alabilir ama mesela Casus belli, yani savaş nedeni sayma meselesi konusunda bir karar almak için çok zamana ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Mesela Ekümenik Patrikhane konusunda olumlu mesajlar verilmesi de bu adımlardan biri.
Bizler ne yorum yaparsak yapalım,
hepsi boş. İlahlar (Amerika ve
İngiltere) ne derse o olacak...
Taner ŞAH - Yurt Dışı
01 Eylül 2008, Pazartesi 22:18
Kıbrıs meselesi 1974"te bitti diyor
bazıları. Gerçek payı da vardır.
Müdahalenin hemen ardından bozulan
anayasa onarılmalıydı ama. müdahale o
günkü şartlara göre kaçınılmazdı.
Adadaki hem Rumlara hem de Türklere
barış getirdiği de bir gerçektir. Ama
mağlup olan taraf rumlar olduğu halde,
barıştan nasibini en fazla onlar aldı.
Nedenmi? 15 Temmuz"da cunta darbesinde
ölülerini jiplerle taşıyorlardı. 2000
küsur kayıp verdiler. Bunlar
gözlerimizin önünde yaşandı. Şimdi
aralarında bir problem yok. Biz
Kıbrıslı Türkler ise, 34 yıldır barış,
çözüm diye sayıklıyoruz. Yetti artık...
Taner ŞAH - KIBRIS - Yurt Dışı
01 Eylül 2008, Pazartesi 21:41
Kıbrıs meselesinden umutlu olmak
isteyenlerin ve umutlu olanların,
zaten hiçbir şey bilmediğine inanarak
çözümsüz 50 yılı geride bıraktık. Bu
kafayla gidersek, ""Deve Kuşu
Poletikası"" yani, bir, 150 yıl daha
gider herhalde. Super güçlerin de
istediği o değilmi?