Bilgin, Mayıs-Haziran 2008den sonra bir miktar yavaşlama başlamıştır. Bankalarımız için bu dönemde önemli olan mevcudu korumak olmalıdır. Mevcudu koruyan banka başarılı bankadır. Bir bankanın mali yapısı, sermaye yeterliliği yeterli ise elbette farklı bir büyüme politikası izleyebilir. Ama sırf yarışta geri kalmamak için adale gücüne bakmadan yarışa devam ediyorlarsa bu kararlarının menfi etkilerini bilançolarında çok hızla göreceklerdir diye konuştu.
Global finans sistemindeki sorunlar karşısında Türkiye finans sistemin olumlu ve olumsuz yönleri bulunduğunu belirten Bilgin, olumlu yönler arasında bankaların yüksek sermaye yeterlilik rasyolarının yanı sıra, Türkiyede subprime mortgage kredisi bulunmaması, kredilerin rating ayarlamaları ile şişirilmemiş olmasına işaret etti.
Bilgin, Türkiye finans sisteminde şeffaflığın Batıdaki örneklerle karşılaştırılamayacak kadar iyi durumda olduğunu ve dış borç geri ödemelerinde herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını söyledi.
GLOBAL SORUNLARDAN BAĞIŞIK DEĞİLİZ
Diğer yandan, Elbette global gelişmelerden de bağışık değiliz, etkilenmekteyiz ve daha da şiddetli etkilenme ihtimalimiz yüksektir. Ancak önemli olan bunların farkında olmaktır diyen Bilgin, kredi riski ve uzantısı olarak faiz ve likidite riski ve bankaların kârlarında düşme potansiyeli gibi tehlikelere işaret etti.
Kur riskini oluşturan reel sektörün doğrudan yurt dışından borçlanmasının 120 milyar dolara ulaştığını belirten Bilgin bu borçlanmalarda şirketlerin yurt dışında ne gibi teminatlar verdiğinin bilinmediğine dikkat çekti.
Bilgin, Acaba yurt dışından borçlanan reel sektör firmalarımız teminat olarak sahibi oldukları varlıkları ipotek verdilerse ya da 20-30 yılda büyük zorluklarla bugüne getirdikleri işletmelerin hisse senetlerini rehin vermişlerse ve bunlarda bir parazit olduğunda reel sektörümüzün bir kısmı hiç bilmediğimiz yabancıların eline geçebilir mi? diyerek endişesini ifade etti.
Toplantıda konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, yaşanan sürecin ürettiği sinyaller konusunda ekonomik ve siyasal sistemdeki trendin değişiminin mi yoksa düzelme ve düzeltmenin mi yaşandığının tespitinin önemli olduğunu söyledi.
Ekren, dünyada yaşanan sürecin Türkiyedeki temel finansal göstergelere etkisine de dikkati çekerek, İlk etki Türkiyede borsada görülüyor. Borsadaki hisse senedi tahvil ve bono piyasalarındaki gelişmeler farklı sinyaller veriyor olsa da etkilenme sürecinin nispeten yavaş ve az olacağı konusunda önemli ipuçları söz konusu dedi.