Afrika ülkeleriyle Türkiye arasında BM çerçevesinde mevcut işbirliğinin de memnuniyetle karşılandığı deklarasyonda, bu işbirliğinin her iki tarafın yararına olacak şekilde daha da gelişeceği ümidine yer verildi.
Deklarasyonda, Afrika ve Türkiyenin, uluslararası hukuka saygı, demokrasi, insan hakları ve hukukuna riayet, silahsızlanma, terörizmin önlenmesi ve terörizmle mücadele, küçük silahların yasa dışı ticaretiyle mücadele, nükleer ve diğer kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi, sosyal adalet, açlık ve fakirliğin ortadan kaldırılması ilkelerine bağlı kalarak barış, güvenlik ve işbirliğini geliştirmek yönünde kararlı oldukların belirtildi.

Afrika zirvesi 5 yılda bir düzenlenecek

Afrika Birliğinin kıtadaki çatışmaların önlenmesi, yönetimi ve çözüme kavuşturulması konularındaki rolünün önemine atıfta bulunulan deklarasyonda, Afrika Birliği bünyesinde Barış ve Güvenlik Konseyi ile Afrika Hazır Gücünün kurulmasından duyulan memnuniyet dile getirildi.

İşbirliği Çerçeve Belgesi yayımlandı

Deklarasyonda, Afrikalılar tarafından geliştirilmiş kapsamlı bir kalkınma programı ve Afrika Birliğinin kalkınmaya ilişkin başvuru kaynağı olan Afrika Kalkınması İçin Yeni Ortaklık (NEPAD) girişiminin kabulünden memnuniyet duyulduğu ifade edildi.
21.yüzyılın başlangıcında, dünyada ciddi istikrarsızlık kaynağı olan faktörlerin hala mevcut olduğuna işaret edilen deklarasyonda, Kuzey ile Güney arasında büyük bir fark bulunduğu ve bu durumun barış ve kalkınma üzerinde olumsuz etkiler yarattığı kaydedildi.
BM tarafından tanımlandığı şekliyle Binyıl Kalkınma Hedeflerine 2015 yılına kadar ulaşılmasının ve Afrikada bu hedeflere varılması için mali kaynaklara erişimin önemine değinilen deklarasyonda, sürdürülebilir ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınma arayışında, enerji, iklim değişikliği ve çölleşmeye karşı mücadelenin ve HIV/AIDS, verem, sıtma ve diğer bulaşıcı hastalıklarla savaşın gerekliliğine vurgu yapıldı.
Deklarasyonda, Afrika ülkelerinin küreselleşmeye uyumda özel güçlüklerle karşılaşmakta olduklarından duyulan kaygı dile getirilerek, küreselleşme sürecinin tüm ülkeler için pozitif bir güç olmasını sağlanması zorunluluğu not edildi.
Deklarasyonda, Mayıs 2001de Belçikada düzenlenen BM En Az Gelişmiş Ülkeler 4üncü Konferansı sırasında Brükselde kabul edilen 2001-2010 İçin En Az Gelişmiş Ülkeler Eylem Programına ve Almatı-Kazakistanda 2003 yılında kabul edilen Denize Kıyısı Olmayan, Transit Gelişmekte Olan Ülkelere Dair Almatı Eylem Planına olan bağlılık yinelendi.
BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) XIInın hazırlık sürecinin bir parçası olarak Mart 2008de Türkiye tarafından ev sahipliği yapılan üst düzey görevliler toplantısı sonucunda alınan tavsiye kararlarının Nisan 2008de Akrada (Gana) düzenlenen UNCTAD XII kapsamındaki Afrika konulu üst düzey bölüm toplantısına yaptığı katkının not edildiği deklarasyonda, Afrika Birliğinin, uluslararası sistemde önemli bir nüfus odağı ve aynı zamanda uluslararası toplumun önde gelen bir aktörü haline geldiğine dikkat çekildi.
Deklarasyonda, istikrarlı ve hızlı bir biçimde büyüyen Afrika ekonomilerinin sunduğu yeni ekonomik fırsatların yanında, geçen 10 yıl boyunca sürdürülen, Afrika ülkeleriyle Türkiye arasındaki işbirliğinin olumlu sonuçları not edilirken, Türkiye-Afrika ortaklığının, somut bir eylem planına ve uygulama modalitelerine olumlu bir zemin hazırlayacak, eşitliğe, karşılıklı saygı ve yarara dayalı ortak diyalog için uygun bir çerçeve oluşturduğuna dair mutabakat dile getirildi.
ORTAKLIĞA REHBERLİK EDECEK İLKELER
Deklarasyonda, Afrika-Türkiye Ortaklığına şu ilkelerin rehberlik edeceği bildirildi:
1- BM Şartındaki ilkelere, Afrika Birliğinin Kurucu Senedine, Barış İçinde Birlikte Yaşamanın 5 İlkesine ve devletler arasındaki ilişkileri yöneten, evrensel olarak tanınmış diğer ilkelere saygının yanında, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ve uluslararası yargının suiistimal edilmemesi ilkesine bağlılık,
2- Bütün devletlerin uluslararası meselelere eşit düzeyde katılım hakkı,
3- Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl yollarda çözümlenmesi ve devletler arasındaki ihtilafların güç kullanımı veya güç kullanımı tehdidi yerine görüşme, dayanışma veya diğer barışçıl yollarla çözümü ilkesine bağlılık,
4- Uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında BM Güvenlik Konseyinin önde gelen rolü ve Afrika Birliğinin Barış ve Güvenlik Konseyi aracılığıyla Afrikadaki uyuşmazlıkların önlenmesi, yönetimi ve çözümünde hızla büyüyen tamamlayıcı rolün tanınması,
5- İnsan haklarının evrenselliği ve temel özgürlüklere saygının yanı sıra, her devletin kendi ulusal koşullarını göz önünde bulundurarak kendi kalkınma seyrini, kendi sosyal sistemini ve yaşam tarzını seçme hakkı,
6- Küreselleşme sürecinin potansiyel olarak kuvvetli ve dinamik gücüyle büyümeye, yoksulluğun ortadan kaldırılmasına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmasını sağlayacak karşılıklı bağımlılık. Bununla birlikte Türkiye ve Afrika, bazı ülkeler küreselleşme sürecinin nimetlerinden yararlanırken çoğu Afrika ülkesinin küreselleşen dünya ekonomisi için de marjinalleştiğini endişeyle kaydederler,
7- Küreselleşmenin, sürdürülebilir kalkınmayı amaçlayan tüm devletlere, özellikle de Afrikalı devletlere yarar sağlayacak biçimde, açık, adil, önceden kestirilebilir ve kurala bağlı çok taraflı ticari ve mali sistemlere sahip olmasına duyulan ihtiyaç,
8- Afrika Birliğinin alt bölgelerde işbirliğinin ve kıta bütünleşmesinin pekiştirilmesi yönünde Afrika Bölgesel Ekonomik Topluluklarının rollerini güçlendirme yolunda sarf ettiği çabaların takdir edilmesi,
9- Şubat 2008de Etiyopyanın başkenti Addis Ababada düzenlenen Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları 10. Olağan Zirvesi sırasında da telaffuz edildiği gibi, Afrikanın hızla sanayileşmesini sağlayacak tecrübe paylaşımlarına duyulan ihtiyaç,
10- Terörizmin her çeşit tezahürüne karşı ve bu belayı ortadan kaldırmak amacıyla verilen mücadelede işbirliğini geliştirme zorunluluğu,
11- Türkiye-Afrika Ortaklığının her düzeyde ve alanda pekiştirilerek daha ileriye götürülmesine ve Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında eşitlik ve karşılıklı yarar üzerine kurulu uzun vadeli ve istikrarlı bir ortaklık kurulmasına duyulan ihtiyaç.