DT Genel Müdürü Bilgin, burada yaptığı konuşmada, bazı değerlerin yerinin, kaybedildikten sonra kolay doldurulamadığını, Savaşçının da bu değerlerden biri olduğunu söyledi.
Tiyatro, değerli bir sanatçısını, ustasını, bir büyüğünü, Ertan babasını kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içinde diyen Bilgin, Savaşçının 50 yıllık meslek hayatında, sahnede yarattığı karakterlerle insanlara ışık tuttuğunu anlattı.
Bilgin, son derece mütevazı olan usta sanatçının inandığı değerlerden vazgeçmeyen onurlu bir yaşam sürdüğünü belirterek, ailesi ile tüm tiyatro camiasına baş sağlığı diledi.
DT Başrejisörü Rüştü Asyalı da duygularını, Onu, 1961-1962 tiyatro sezonunda Ankarada Yeni Sahne ışıkları altında anımsıyorum. O günden düne kadar Ertan abimiz, kendine özgü biçemi ve tadıyla rol aldığı bütün oyunları renklendirdi sözleriyle dile getirdi.
Usta sanatçının oyunculuğu yanında, içtenliği, dürüstlüğü ve duyarlılığıyla da her zaman hatırlanacağını ifade eden Asyalı, Cemal Süreyanın Her ölüm erken ölümdür dizelerinin Savaşçıya çok uygun düştüğünü kaydetti.
Sanatçılar, tiyatro sahnesine konulan Savaşçının naaşının önünden geçerek, saygı duruşunda bulundu.
Savaşçının naaşı, Karşıyaka Camisinde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi.
Ankarada 1937 yılında doğan Ertan Savaşçı, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden 1959da mezun oldu. Aynı yıl Devlet Tiyatrosunda çalışmaya başlayan Savaşçı, Klinik Bir Vaka, Köroğlu, Julius Caesar gibi oyunlarda rol aldı.