ANKARA - Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, Kızılaydaki PTT önünde yaptığı basın açıklamasında, Alevi örgütlerinin, yıllardır zorunlu din dersine karşı demokratik zeminde ve hukuk alanında mücadele ettiğini söyledi. Hukuki alanda verdikleri mücadelede başarılı olduklarını ifade eden Balkız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve iç hukukta Danıştay nezdinde davalar kazandıklarını belirtti.
AİHMde Hasan Zengin ve Eylem Zengin adına yürütülen davada, zorunlu din dersi uygulamasının 9 Ekim 2007de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ek 1 nolu protokolün 2. maddesine göre eğitim hakkına aykırı olduğunun belirlendiğini anlatan Balkız, AİHMin bu kararına 3 aylık yasal süresi içinde, Büyük Daire nezdinde itiraz edilmediğinden kararın 9 Ocak 2008de kesinleştiğini söyledi.
Balkız, karara rağmen uygulamanın kaldırılmadığını, dilekçeyle Başbakanlığa yaptıkları başvurulara da yanıt verilmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
Hükümet tarafından başvurumuza bir cevap verilmediği ve AİHMin bu kararı ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığı için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine başvuru yapmakla karşı karşıya kalmış bulunuyoruz. Çünkü Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını da denetleyen bir organdır. Ülkemiz insanının ihtiyacı ve demokrasinin gereği olduğu için zorunlu din dersi uygulamasına son verilmelidir.
Açıklamanın ardından, Balkız ve beraberindekiler, PTTye girerek, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine konuyla ilgili başvurularını gönderdiler.
Insanlara zorla bir sey ogretilmez,
ogrenilmezde.Din dersleri 1980 askeri
hukumeti tarafindan insanlar solcu
olmasin diye mufredata konulmus
dolayisiyla insanlari dindarlasmaya
yonlendirmis,diger insanlar neye
inanmis veya inanmamis hic
dusunmemislerdir,bunu da butun
hukumetler uygulamistir.
Din dersi yerine ozel yeteneklerle
ilgili gelismeye yonelik dersler
koymalari Turkiye icin cok yararli
olacaktir.Insanlarin
dinlerine,inanclarina saygi
gostermeliyiz. Onun icin laiklik
Turkiye de cok onemli bir konumda
bulunmaktadir.Din okulda
ogrenilmez,evde ailede ve kisinin
ilgilenmesi ile ogrenilir.
süleyman duran - İstanbul
13 Ağustos 2008, Çarşamba 23:41
türkiyede yaşananlar müslamanlıksa ben
müslümanlığı kabul etmiyorum.önce
insan olmak gerek gerisi boş,insan
olduğun zaman zaten başkasının hakkına
saygı duyarsınız.
eren - İstanbul
13 Ağustos 2008, Çarşamba 21:17
Biz Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi
olmasın demiyoruz. Sadece onun şu anki
içeriğine karşı çıkıyoruz. Öğrencilere
zorla dua, sure ezberletme, namaz vs.
öğretip bunlardan bir de not verme
laiklik ilkesine taban tabana zıttır
ve dayatmacı zihniyetin ürünüdür. Bunu
anlatmaya çalışıyoruz. Fakat işte bu
sözde demokrat kesimler, türban
konusunda "dayatmacı zihniyet,
dayatmacı zihniyet!" naraları atarken,
bu konuda kendi işlerine geldiği gibi
davranıyor. Bizim halkımız da bu
sefillere maalesef inanıyor.