İstanbul Boğazı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
Nokia E71 ile iş hayatının incelikleri
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » Gezi

İstanbul Boğazı

Boğaz kıyılarına atılan düzensiz şamandıraların izinleri var mı? Nato İskelesi adlı yanaşma yerleri kimin denetiminde? Kuşaklar boyu deniz ile iç içe yaşayan Boğaz sakini Nedim Nelen, İstanbul Boğazı’nın ahvali üzerine yazdı.


 DİĞER HABERLER

  YAŞAM - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NEDİM NELEN
NTV-MSNBC
Güncelleme: 17:28 TSİ 13 Ağustos 2008 Çarşamba

İSTANBUL - “Boğazda Kıl Payı Facia”; Sabah Gazetesi’nin iç sayfa haberinde böyle bir başlık var. Son zamanlarda İstanbul Boğazı’nda bir-iki gemi arızası atlatıldığı için, insan haberi okumak zorunda kalıyor. Anlaşılan o ki, güvenlik nedeni ile döşenen şamandıralara yakın geçen geminin pervanesine şamandıranın zinciri dolanmış.
Haberin devamı

Zincir, halat gibi yüzmeyeceğine ve şamandıra zincirle dipteki bir tonoza normal olarak dikey bağlanmış olacağına göre, şamandıraya çarpmadan bu kaza nasıl oldu, haberden tam anlamak kolay değil.

Ancak bizim bu kaza nedeniyle esas sözünü etmek istediğimiz şey, şamandıraların İstanbul Boğazı’ndaki son konumları...

Uzun yıllardan bu yana deniz ile iç içe, “Boğaz” kıyısında yaşar ve denizde balık avlar, gezeriz.

Son dönemde dikkatimizi çeken bir dağınıklık yetkili gözlerden kaçıyor gibi...

Şamandıralar sahillerin önünde yan yana düzensiz sıralanmakta. Biri küçük, biri büyük, bir diğeri ise kocaman ve hepsi ayrı ayrı renge boyanmış...

Birkaçı hariç üzerinde uyarıcı bayrak ve geceleri yanan-sönen ışık yok...

Boğaz uluslararası seyir yolu olduğuna göre,deniz üzerinde trafik için tehlikeli bu engeller, deniz haritalarına işlenmiş mi? Bilmiyoruz.

Şamandıralar yüzünden boğazlarda bazı koylara girmek olanağı zaten kalmamış. Çünkü tonoz-şamandıralar, öylesine konulmuş; düzensiz, denize atılmış duruyor...

Eskiden beri adı “Nato İskelesi” olan yerler vardır Boğaz’da. Buralara devamlı (askeri amaçlar hariç) tekne bağlanmaz. Tekne yanaşır, ihtiyaçlar görülür ve iskele terk edilirdi... Şimdi bakıyorsunuz, ticari amaçlı bir tekne, kıçtan kara Nato İskelesi’ni yıl boyu işgal ediyor; sağlı sollu başka irili ufaklı tonozlar da cabası. Denizin üstü-içi karmakarışık

Bir başka konu...

Boğaz kıyı şeridi birçok yerde son yıllarda insana değer veren bir yapılanmaya kavuştu. Bunu görmezden gelmemek herkesin borcu olmalı, alkışlamalıyız. Ama bu kentin en güzel yerine yakışır yapılanmayı oluşturmak yeterli değil. Korumak da gerek.
İnsanlar, sahilde gezsin, balık tutsun diye yapılan rıhtımların önünde bağlı bir dolu tekne, ticari amaçlı bekliyor. İnsanımız ise demir yığınlarını seyretmeye mahkum ediliyor... İstanbulluların Boğaz’da zevksiz, kötü görünümlü teknelerin oluşturduğu görüntü kirliliği ile karşı karşıya kalmasını engellemek hiç de zor olmasa gerek.

Bir de şu dibi kazıyan tirol denen zararlı aletler... Midye çıkarmak için faaliyet içindeler ve Boğaz’da deniz dibi doğal yapısını tahrip ediyorlar; balık üretimi zarar görüyor. Bunlara dur demek o kadar zor değil. Herkesin, o arada yetkililerin de gözü önünde yapılan uygulamalar bunlar.

Deniz trafiğinden de söz etmek gerek. Her türlü radar ve yönlendirme sistemlerine rağmen, birbirlerini yan yana geçme yarışında olan yük gemileri ayrı bir tehlike kaynağı...

Bunlar radarlarda görünmüyor mu? Ne ceza kesiliyor? Merak etmemek mümkün değil.

Ancak şu sorulara cevap aramak da görevimiz olmalı, eğer bu şehri seviyorsak, dünyada eşi olmayan “BOĞAZ” a değer vermek zorunda isek;

* Boğaz kıyılarına atılan düzensiz şamandıraların izinleri var mı? Yoksa, hepsi izne ve belli düzene tabi olsa, ilgili makama gelir getirmez mi?

* Kıyılara yanaşık devamlı duran ticari tekneler, açık denize bağlansa, örneğin Haydarpaşa Limanı gibi, daha güzel olmaz mı? Sahillerin rahatlaması dışında kıyıdaki beton rıhtımların gelişigüzel parçalanması da önlenmez mi?

* Nato iskelesi adlı yanaşma yerleri kimin denetimindedir? Bunlara sahip çıkmak zor mudur?

* Tirol çekenlere “Hayır” denemez mi ?

İstanbul’u ve Boğaz’ı sevmek kolay değil, sahip çıkmak, güzeli istemek hepimizin görevi olmalı...

Hep beraber izlemeye devam edelim...

Her gecenin bir sabahı vardır.


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

nur  - İstanbul
22 Ekim 2008, Çarşamba 20:00  
bencede yetkililerin bir an önce önlem alması gerekli.bu hafta sonu yaptığımız gezide gördüklerim,beni bayağı üzdü.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları