Kerkük’te yanıtı bilinmeyen kritik soru
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Irak

Kerkük’te yanıtı bilinmeyen kritik soru

Hiçbir grubun bir diğerine güvenmediği Kerkük’te ABD Kürt yönetimiyle aynı düşünmüyor, Bush’la Kürtler arasındaki soğukluk sürüyor. Kritik soru şu: “Petrole sahip olan Kürtler ya Irak’tan ayrılmayı düşünürlerse?” NTV Haber Müdürü Mete Çubukçu yazdı.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:57 TSİ 07 Ağustos 2008 Perşembe

KERKÜK - Hava sıcaklığının 50 dereceyi aştığı Kerkük’ün girişindeki alev toplarının yaydığı sıcaklık, kent üzerindeki hâkimiyet mücadelesinde ne tarihi geçmiş ne demografik yapı ne de hangi etnik gruba ait olduğu tartışmalarının üzerini ince, yağlı, ağır bir tabakayla örttüğünü hissedebilirsiniz.
Haberin devamı


Güvenlik sorunun giderek kritikleştiği kentte yaklaşırken sizi karşılayan rafinerilerden yükselen alevler ya da Türkmenlerin deyişiyle “baba gur gur”lar Kerkük üzerindeki nüfuz mücadelesinin en genel özeti gibidir.

Bu yılın başında yüzleri maskeli, hangi etnik gruba ait olduğunu bilmediğimiz güvenlik kuvvetleri kente giriş izin verdikten sonra bir önceki yıla göre durumun daha da hassaslaştığını; sokakların daha boş, trafiğin daha az olduğunu görmek Kerkük’teki tedirginliği anlamak için yetmişti. Geçen haftalarda patlayan bombalar da havanın giderek daha da gerginleşeceğinin habercisi gibiydi. Kentte hiçbir grup bir diğerine güvenmiyor; Irak’taki güç mücadelesinin gruplar arası asgari müştereklerde buluşan bir anlaşma olmadığı takdirde daha da karmaşıklaşacak gibi görünüyor.

SÜKUNET İÇİN UZLAŞMA ŞART
Irak’ta bu yılın Ekim ayında yapılması planlanan yerel seçimler Iraklı Kürtlerin muhalefeti nedeniyle tıkanmış durumda. Kürtler anayasanın 140. maddesi gereği Kerkük’te referandum yapılmadan, yani Kerkük’ün hangi bölgeye bağlanacağının kararı verilmeden yerel seçime karşı çıkıyorlar. Irak meclisinde Şii ve Sünnilerin birlikte aldıkları seçim kararı bu yüzden Cumhurbaşkanı Talabani tarafından da reddedilmiş durumda. Yani tam bir tıkanma söz konusu.

İşgalin başından bu yana Amerikan yönetimi Kürtlere destek verse de Kerkük konusunda bir süredir aynı düşünmüyor. 2003’den bu yana kentin içine ve özellikle varoşlarına yığılan Kürt nüfus, demografik yapıyı alt üst etti. Bu yüzden nüfusu 5 yıl içinde 800 binden 1 milyon 300 bine çıkan kentin referandum yapılması halinde Kürt bölgesinde bağlanmasına kesin gözüyle bakılabilir. Ancak, bu durum Amerikan yönetimi açısından ülkenin orta bölgelerinde nispeten sağlanan güvenliğin yeniden riske edilmesi anlamına geliyor. Amerikan yönetimi, Türkiye’nin de desteklediği Kerkük’ün Kürt, Türkmen ve Arapları yüzde 32, Hıristiyanların da yüzde 4 temsil hakkı ile ortak idaresine sıcak bakıyor. Aslında Talabani’nin ABD ve Türkiye ve hatta Türkmenlere de bu sözü verdiği sır değil. Ancak, Kürtler varolan yönetim şeklinin (İl Meclisinde yüzde 52 Kürt temsiliyeti) korunması, 140. Maddeden vazgeçilmemsi hatta fırsat bu fırsat diyerek ek bütçe istemeleri karşılığında Kerkük’te seçim ertelemeyi kabul ediyor. Bu aslında sorunu ertelemek, çözümü ötelemek ve Kürtlerin elindeki kartların korunması anlamına geliyor.

Aslında Kerkük’ün Ekim ayındaki seçimlerden muaf tutulması ve seçimin 17 ilde gerçekleşmesi ara formülü en azından belli bir süre sükunet için en iyisi gibi görünüyor.

KÜRTLERİN HAK TALEBİ
Bir süredir bu formüle sıcak bakan Kürt yönetiminin son anda “hayır” demesi ise yine belli bir pazarlık marjına ve kente yığdığı nüfusu tatmin etmeye yönelik. Çünkü Kürt yönetimi kente taşıdığı nüfusa belli oranlarda toprak ve yerleşim alanı vaat etmişti. Ancak 2007 sonunda gerçekleşmesi planlanan ancak ertelenen referandum tüm planları alt üst etti. ABD’nin zorlamasıyla devreye giren BM, Temsilcisi De Mistaru aracılığı ile Kerkük konusunda 3 ayrı öneri içiren paketler hazırladı. Bu paketler hala tartışılıyor. Çünkü plan bazı önemli bölgelerin ve geçiş noktalarının Kürtlere verilmesini de içeriyor. Ancak Kürtler El Tamim bölgesindeki Kerkük’ün bir an önce kendi yönetimlerinde olmasa bile yönetim alanına, coğrafyasına katılmasını istiyor. Çünkü Kerkük’ün Kürt yönetimi coğrafyasına katılması ileride her türlü resmi belgeye yansıyacak. Dolayısıyla ileride Kürtlerin hak iddia etmesi kolaylaşacak.

TÜRKİYE, İRAN VE SUUDİ ARABİSTAN
Ancak, Iraklı gruplar Kerkük’ün sadece Kürtlerin kontrolünde olmasına karşılar. Her ne kadar ülkedeki petrol yatakları, yeni petrol anlaşmaları merkezi hükümetin kontrolünde, petrol gelirleri nüfusa göre dağıtılacak olsa da Kerkük’ün Kürtlerin eline geçmesi durumunda ileride ne olacağından emin değiller. Kafalardaki soru şu: Petrole sahip olan Kürtler ya Irak’tan ayrılmayı düşünürlerse? Bu kritik soru sadece Türkmenler, Şii ve Sünni Arapların değil aslında bölgedeki önemli aktörlerin de en temel sorusu; yani Türkiye, İran ve Suudi Arabistan’ın ve tabii ki Amerika’nın.

Kerkük Iraklı gruplar arasındaki paylaşım mücadelesinin bir unsuru gibi görünürken çemberin dış halkasında adını saydığımız bu ülkeler var. Bu ülkeler Kerkük petrollerinin kontrolünü Iraklı grupların sorunu olarak değil bölgeyi kontrol olarak görüyorlar. Uzun süre Kürtlerle çok yakın olan ABD’nin Kerkük konusunda “o kadar tavizkar olmaması” da buna bağlanabilir. Çünkü Irak sadece Kürtlerden ibaret değil. Amerikan yönetimi de Irak’ın geleceğini sadece Kürtler değil tüm grupların anlaşması ile istikrara kavuşabileceğini biliyor. Bu yüzden Bush yönetimi ile Irak Kürt yönetimi arasında Kerkük konusundaki soğukluk hala devam ediyor. Geçen yılın sonunda Dışişleri Bakanı Rice’ın Kerkük’te Kürtlere haber vermeden toplantı yapması, yerel yönetim yasanını Irak Meclisi’nden geçmemesi üzerine Başkan Bush’un Meclis’teki grupların temsilcileri, Mesut Barzani ile doğrudan telefon görüşme yapması ve ikna etmeye çalışması -bu durum sıkıştırma şeklinde de okunabilir- sorunu çözme yönteminde Kürtlere benzer düşünmediklerini gösteriyor.

Türkiye ise uzun süredir Kerkük konusunun uzlaşmayla çözümlemesi yönünde politika izliyor, Dışişleri Bakanı Babacan’ın son demeçleri de bu politikayı destekliyor. Ankara Türkmenleri hayal kırıklığına uğratacak olsa da reel politikaya uygun davranıyor. Tıpkı Irak konusunda önemli bir görevde olan bir ismin açıkça “Bizim için petrol konusu birincil meseledir” dediği gibi.

Kerkük, Irak’ın bir prototipi; tek yanlı, tek etnik grup hâkimiyeti patlamaya hazır bu bombanın fitilini ateşleyebilir. Kürt yönetiminin hayalci ve idealist senaryolarının var olan koşullarda hayata geçirme girişimlerinin sonucunu herkesin iyi tartması gerekir.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ahmetcan  - Ankara
14 Ağustos 2008, Perşembe 04:35  
çare demokrasi. türkiye çevre ülkelere uzlaşı ve demokrasi önerirken kendisi için neden demokratik çözümlere evet demiyor. uzlaşmıyor .iki yüzlü yöneticilerimiz ve iki yüzlü politikaları yüzünden gariban çocukları ölmeye devam ediyor.........

FAHRETTİN CEYLAN  - İzmir
05 Ağustos 2008, Salı 18:25  
Bana çok inandırıcı gelmiyor,neden gelmiyor?Şimdi 2002-3 yılından bu yana "BİG KURDİSTAN"(BÜYÜK KÜRDİSTAN) haritalarını basıp bu bölgede dağıtacaksınız,BOP haritalarında böyle bir devleti adeta hedef olarak aldığınızı ilan edeceksiniz,NATO toplantılarında bu haritayı duvara asacaksınız,Kürtlere her alanda ayrıcalıklı davranacaksınız,adeta onlara örtülü bir bağımsızlık hedefi koyacaksınız sonra "Kerkük"ten dolayı ya bağımsız olurlarsa"diyeceksiniz,elbette inandırıcı değil,buradaki maksat İran,Iraklı Araplar,Suriye ve Türkiye"yi kaygılandırmamaktır,bu açıkça bellidir.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları