Kanadada ilk kez 3 yıl önce yapılan yerel seçimlerde boy gösteren Work Less Party-Az Çalış Partisi, Çalar saatler düşleri öldürür sloganıyla ülkede haftalık çalışma saatinin 32ye düşürülmesi için çalışıyor.
ANKARA - British Columbia eyaletinde yasal bir siyasi parti olarak faaliyet gösteren Work Less Partyyi Conrad Schmidt kurdu. 1969da doğan yazar ve aktivist Conrad Schmidt, ülkenin en kalabalık kentlerinden Vancouverda yaşıyor. Otomobiller yerine toplu taşıma araçları ile bisikletin yaygınlaştırılmasını savunan ve bu amaç için farklı gruplarda faaliyet gösteren Schmidt, Artists for Peace/Artists Against War-Barış için/Savaşa Karşı Sanatçılar gruplarını da kurdu.
Workers of the World Relax: The Simple Economics of Less Industrial Work-Dünyanın Tüm İşçileri, Gevşeyin: Daha az endüstriyel işin basit ekonomisi adlı bir kitap da yazan Schmidt, iki de belgesel filmin yapımcılığını üstlendi. Schmidt, partisinin genel politikasını Az çalış, az tüket, çok yaşa! olarak özetliyor.
CEVAPLANMAYI BEKLEYEN SORU Work Less Partisinin temel amacı, artan nüfusa ve işgücüne rağmen, sistemin kar amacıyla herkesi daha fazla çalışmaya ve üretmeye zorlamasına karşı çıkarak, haftalık çalışma saatlerinin düşürülmesi. İnsanlığın, son yüz yıldır sürekli olarak Üretimi nasıl maksimize edebiliriz ve daha fazla madde üretebiliriz? sorusuna odaklandığını belirten parti, şimdi cevaplanması elzem bir soruyla karşı karşıya kaldıklarını vurguluyor: Yarattığımız bunca ıvır zıvır ve kirlilikle ne halt edeceğiz?
Work Less Partisi, dünyadaki birçok siyasi parti, çalışma örgütü, sendika ve çevreci grubun da dikkat çektiği bir soruna odaklanarak, çalışma saatlerinin azaltılmasıyla istihdamın artırılması, çalışanların özgürleşerek daha insani bir yaşam biçimine kavuşması ve uzun vadede Yerküreye verilen zararın azaltılması amacını vurguluyor.
ÇALAR SAAT ALARMLARINDAN KURTULMAK Soruna ekonomik açıdan bakanlardan farklı olarak, Work Less Partisinin odağında insanın yaşamak için daha fazla zamanı olması ve düşleri öldüren saat alarmlarından kurtulmak yer alıyor.
Parti, eyalette ortalaması 40 saate ulaşan çalışma saatlerinin azaltılmasını, ücretlendirilmeyen fazla mesailerin önlenmesini, mevcut çalışanların iş saatlerinin artırılması yerine daha fazla işçinin işe alınmasını amaçlıyor. Endüstriyel büyümenin eyaletteki evsizlere ve yoksullara çare bulamadığını belirten parti üyeleri, yapılacak değişikliğin aile ve arkadaşlık bağlarını güçlendireceğini, çalışanları daha mutlu insanlar haline getireceğini ve gezegenin sağlığına iyi geleceğini vurguluyor.
1800LERDEN BUGÜNE EMEĞİN SERÜVENİ... Sanayinin hızlı dönen çarklarının vites küçültmesi ve çalışma saatlerinin insani boyutlara çekilmesi için verilen çaba, elbette çalışanların gündemine yeni girmiş değil.
Dünya genelinde işçiler, 1800lü yılların ikinci yarısında başlayan mücadelelerle, 20. yüzyılın başlarında 8 saatlik iş gününü yasal olarak güvence altına almayı başardı. 1800lü yıllar boyunca gün ışığı esasına göre belirlenen çalışma saatleri nedeniyle, işçiler günde ortalama 16 saat çalıştırılıyor, iş saatleri yazın 18 saate kadar çıkıyordu.
Batı ülkelerinde güçlenen işçi hareketi sayesinde İngilterede 10 saatlik çalışma süresini zorlukla kabul ettiren işçiler, ABDde 1860lardan başlayarak 8 saatlik iş gününü gündeme getirip bu uğurda grevler, iş bırakmalar ve ölümlerle sonuçlanan çetin bir mücadeleye girmişti.
1 Mayıs 1886da ABDde ondan fazla şehirde yüz binlerce işçinin katılımıyla grevler ve gösteriler düzenlenmiş, 10 saatlik ücretleri düşürülmeden çalışma saatlerinin 8e çekilmesini talep eden işçilerle işverenler arasındaki gerilim, birkaç gün sonra büyük çatışmalara dönüşmüştü.
Onlarca işçinin öldürülmesi ve olaylardan sonra yargılanan işçi liderlerinin idam edilmesini izleyen yıllarda, ülkede 1 Mayıs işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kabul edildi.
Work Less Partisi ise henüz mücadelesinin başında görünüyor. 2005te 11 adayla Vancauverda yapılan yerel seçimlere katılan partinin hiçbir adayı seçilemedi. Geçen haziran ayında Vancouverda devasa bir dans partisi düzenleyen parti, yaşamaya daha fazla zaman ayırmak hedefini ise şimdiden uygulamaya koymuş görünüyor.
muhtesem. benim senelerdir anlatmaya
calistigim konuya el atmislar sonunda.
bende haftada 32 saatin hatta dahada
azinin insan oglunun su anki mevcut
standartlarinda yasamasi icin yeterli
oldugu kanisindayim. bu kadar hizli
ilerlememize gerek yok. tüm dünyada
calisma saatlerine bir sinir
getirilmeli (ki aksi durumda bu bir
ülkenin ekonomisini zorlar) ve insalara
yasamdan bir tad almalari icin zaman
taninmali. lütfen bir dakika durun ve
düsünün. sizleri 67 yasina kadar
haftanin 50 saati (ki bazen hafta
sonlari dahil) calismaya zorlayan ve
senede iki hafta yillik izin veren bir
düzen ne kadar
Bekir Gök - İstanbul
27 Temmuz 2008, Pazar 17:08
Marx"ın dediği gibi boş zaman insanı
özgürleştirir. Burdaki boş kelimesi tabi
ki içerik olarak boş anlamında değil,
kişinin bir işverene bağımlı olarak
çalışmak zorunda olmadığı süreyi ifade
eder. Yani şu partinin savunduğunu Marx
150 yıl önce söylemiş zaten.
Ahmet T. - İstanbul
27 Temmuz 2008, Pazar 11:44
Bu partinin fikirlerini kesinlikle
destekliyorum. Türkiye"de pek çok
işyerinde haftalık yasal süre olan 48
saat fazla fazla aşılıyor ve
karşılığında fazla mesai ödemesi
yapılmıyor. Yüksek işsizlik oranı
işverenleri o kadar rahatlatıyor ki,
çalışanlarının en temel haklarını bile
gasp edebiliyorlar. Nasılsa dışarıda
şartlarını kabul ettirebileceği binlerce
insan var.