İşçi Partisi, Ergenekon davasının iddianamesinin açıklanmasının ardından, savcı Zekeriya Özden, aramalarda ele geçirildiği öne sürülen, ancak polis tutanağında yer almayan suikast planlarının dosyaya nasıl eklendiğini açıklamasını istedi.
ANKARA - İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreter Vekili Mehmet Cengiz, Ergenekon davası iddianamesiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında, 2 bin 455 sayfalık iddianamenin, kimliklere ilişkin bölümler ile tekrarlar çıkarıldığında 100 sayfaya düştüğünü söyledi.
Cengiz, İnternet ortamında bugüne değin alınmış şüphelilerin çeşitli emniyet, savcılık ifadeleri kes-yapıştır yöntemiyle ilgili sayfalara monte edilmiş. Öylesine monte edilmiş ki aynı ifade alınmış, diğer 79 sanığın bölümüne de yapıştırılmış. Yani, iddianameyi okuduğunuzda 2 bin 400 sayfayı rahat rahat 80 sayfa içinde mütalaa etmek mümkündür dedi.
İddianamenin uzunluğu ve beyanların rastgele ve birbirleriyle ilişkisiz sıralanmasının usul hukukunda bugüne kadar başvurulmuş bir yöntem olmadığını kaydeden Cengiz, iddianamenin medyadaki köşe yazılarının ötesinde polemikler malzemesi olduğunu savundu.
İddianamedeki suçlamaların parti faaliyetleri ile ilgili olduğunu ifade eden Cengiz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca partileri hakkında yürütülen bir soruşturma ya da açılan bir dava bulunmadığını kaydetti.
POLİS TUTANAĞINDA OLMAYAN BELGELER İDDİANAMEDE Cengiz, iddianamede, 21 Martta İP Genel Merkezindeki aramada bulunduğu belirtilen Yargıtay krokisi, Orgeneral Yaşar Büyükanıta ait koruma planı, NATO tesislerini saldırı planı, karargah evleri gibi belgelerin hiç birinin, o gün tutulan 30 sayfalık resmi tutanaklarda yer almadığını bildirdi.
Bu belgeler kesinlikle partimize ait değildir diyen Cengiz, bu belgelerin, İstanbul Cumhuriyet Savcılığında, mühürlü çuvallar açılmadan, basında yer almasının anlamlı olduğunu kaydetti.
Cengiz, Aramadan sekiz gün önce medyanın elinde bulunduğu iddia edilen belge, şu tutanakta yazılı olmadığı halde bu dosyaya nasıl girmiştir? Savcı Zekeriya Öz ve diğer yetkililer Türk milletine ve bize açıklamak zorundadırlar dedi.
MİLLİ KÜTÜPHANEYİ DE BASMALARI GEREKİRDİ Partide bulunan gizli damgalı belgelerin tamamının da çeşitli davaların dosyalarına intikal eden, basında yayımlanmış, Milli Kütüphane arşivlerindeki belgeler olduğunu ifade eden Cengiz, Eğer bir yer basılacaksa burası değil Milli Kütüphane basılabilirdi dedi.
SAHTE BELGELER İDDİANAMEYE GİRDİ Terör örgütü PKKdan gönderildiği iddia edilen ERNK Marmara Bölge Temsilciliği ve ERNK Garzan Eyaleti Komutanlığı imzalı ve mühürlü gizli belgelerle ilgili konuda Perinçekin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığını ve belgelerin sahte olduğunun ortaya çıktığını bildiren Cengiz, daha önce mahkemelerde görülüp, karara bağlanmış konuların tekrar iddianamede yer aldığını söyledi.
TELEFON KAYITLARI DOĞRU İddialara esas olan Tuncay Güneyin belgelerinin asılsız olduğunu da ileri süren Cengiz, iddianamede Genelkurmay Başkanlığının yazısı yerine Güneye itibar edildiğini savundu. Cengiz, iddianamedeki telefon kayıtlarının ise kendilerine ait olduğunu kaydetti.
Konuşması sırasında çeşitli belgeler de gösteren Cengizin sözleri zaman zaman basın toplantısını izleyen partililer tarafından Ergenekon yalanı ABD planı sloganlarıyla kesildi.
evet iddianemyi okurken benim de
dikkatimi çeken husus 10-15 sayfalık
belgelerin veya telefon kayıtlarının
defalarca farklı kişiler için tekrar
tekrar aynen yazılması idi. Bu
gereksiz tekrarları sırf sayfa çok
olsun diye yazmışlar sanırım. Yoksa
bunları bir kez yazıp sürekli atıf
yapsalar normalde olması gereken gibi
iddianame 100 sayfayı bile bulmaz.