Ergenekon iddianamesinde yer alan gizli tanık ifadelerine göre; Abdullah Çatlı ile Dursun Karataş görüştü, Veli Küçük ile DHKP-C arasında bağlantı var. İfadelerde ayrıca Ergenekon Terör Örgütünün, Hizbullahı yönlendirdiği de iddia edildi.
İSTANBUL - Ergenekon iddianamesinde, şimdiye kadar hiç olmamış şekilde delillerden çok gizli tanık anlatımlarına dikkat çekiliyor. Kimisi numaralandıran kimisi ise kod isim verilen 17 gizli tanıktan ikisinin anlattığı şeyler ise bu güne kadar bilenen her şeyi ters yüz eder nitelikte. İsmet kod adlı tanık Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlının, DHKP-C elebaşı Dursun Karataş ile yüzyüze görüştüğünü; Deniz kod adlı tanık, Hizbullahı örgütün yönlendirdiğini, Dilovası ise Küçük ile DHKP-C örgütünün ilişkisi olduğunu öne sürüyor.
İSMET: ÇATLI İLE KARATAŞ BİRARAYA GELDİ İddianamede yer alan gizli tanıklardan İsmet kod adlı kişi, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlının Özel Harp Dairesinin sağdaki adamı, Dev-Sol örgütünün iki numaralı adamı Paşa Güvenin ise soldaki adamı olduğunu öne sürüyor.
Gizli tanık, Çatlı ile DHKP-C örgütü elebaşı Dursun Karataşın yüz yüze görüştüklerini belirterek, 12 Eylül öncesi anarşi ve terör ortamının bir merkezden yönlendirildiğine dikkat çekiyor. İsmet, Ülkücülerin ellerindeki silahlar ile Dev-Solcuların ellerindeki silahların seri numalaralı birbirlerini takip ederdi. Bir gün randevular karışmış ve Paşa Güven ile Çatlı karşılaşacaklar diye panik olunmuş diyor.
DENİZ: JANDARMA HİZBULLAH MİLİTANLARINI EĞİTTİ Gizli tanık Deniz tarafından anlatılanlara göre, Hizbullah militanları Jandarma Genel Komutanlığında eğitilmiş. Diyarbakır Jandarma Komutanlığınca Hizbullah İlim ve Menzil gruplarına bağlı milatlanların eğitim verilirken, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçekin çıkarttığı 2000e Doğru dergisinde çalışan Halit Güngen tarafından bu olay görüntülenmiş, ancak fotoğraflar yayınlanmadan Güngen öldürülmüş.
AHMET: VELİOĞLU, MİT ÜYELERİYLE GÖRÜŞÜYORDU Gizli tanık Ahmet, Hizbullah örgütünün elebaşı Hüseyin Velioğlunun cemaatleşme süreci içinde 2 MİT görevlisi ile zaman zaman görüştüğünü öne sürüyor.
DİLOVASI: ÖZPOLAT, EMNİYET MÜDÜRÜNÜ ARADI Gizli tanık Dilovası da Dev-Sol üyesi olduğunu uzun süre cezaevinde yattığını Kocaelinde mafya üyeleri, eski Dev-Solcular ve Veli Küçük bağlantısını anlatıyor.
Dilovası, Gazi Mahallesi olaylarının ardından örgütün Bayrampaşa sorumlusu Şadi Özpolat ile Susurluk kazasında ölen Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağın telefon görüşmelerine tanık olduğunu, Özpolatın Kocadağa Gözaltılar serbest bırakılsın, polis çekilsin dediğini öne sürüyor.
Dilovası, o dönem Taşıma Kooperetifine gelip giden Veli Küçükü kaçırıp sorgulamayı örgüte önerdiğini, ancak bunun kabul edilmediğini belirtiyor.
MİT görevilisi Hiram Abbas, MİT Müsteşarı emekli General Adnan Ersöz, emekli Oramiral Kemal Kayacan gibi suikastlerin Dev-Sola servis edildiğini belirten Dilovası, Görüştüğüm örgütün üst düzey yöneticilerinden bu eylemler için hiç bir istihbarat çalışması yapılmadığını öğrenince şüphelendim. Bu olaylarda Dev-Solun tetikçi olarak kulanıldığını anladım şeklindeki iddiasına yer veriliyor.
9 NUMARA: GAZİDE FİTİLİ KÜÇÜK ATEŞLEDİ 9 Nolu gizli tanık, 1995 yılında Gazi Mahallesinde kahvehane tarama ve adam öldürme olaylarının bizzat Veli Küçükün talimatıyla gerçekleştirildiğini öne sürüyor.
Gizli tanık ayrıca, Necip Hablemitoğlu suikastinin de Veli Küçükün talimatıyla Osman Gürbüz tarafından gerçekleştirdiğini, Gürbüzün bu iş karşılığı aldığı 1 milyon doları kumar masalarında harcadığını öne sürüyor.
Yapılan yorumları görünce gülmemek elde
değil. ben kendimi bildim bileli ilim
yani hizbullah örgütütnün ne amaçla
kullanıldığını biliyorum bütün güneydoğu
halkı biliyor, sadece örgüt üyeleri
bilmiyordu:). geçin şu komplo
teorilerini ve kafanızı kumdan çıkarın
artık. Bütün bu olaylar gerçek ve kürt
halkı bunu yıllardır biliyor.
Güneydoğunun gelişmemesi, korkunç
işsizlik, insan hakları ihlalleri
birilerini dağa çıkarırken birilerini
kahraman yapıyor. bulun bakalım kim bunlar.
Ferda K. - Ankara
27 Temmuz 2008, Pazar 13:40
Hizbullah"ı ortaya bir türlü
çıkarılmayan Susurluk çetesi kurmuş
olabilir ancak. Onu da kendi kendine
değil, bir devlet politikası olarak
kurmuştur. Çünkü komünizme karşı olduğu
gibi PKK"ya karşı da dincilik panzehiri
kullanıldığını biliyoruz. Geçmiş
günahları bu soruşturma üzerinden
temizlemek mümkün değil yani.
hilmi akcan - İzmir
27 Temmuz 2008, Pazar 12:10
önce deniyor ki cumhuriyet gazetesine
bomba atanlar ergenekon, ardından
cumhuriyet gazetesin yazarlarıda
ergenekonda diyorlar.zan altındaki
askerlerde ergenekoncuymuş aynı
askerler zamanında terörle mucadele
etmiş ama ergenekon terör örgütleriyle
baglantısı varmış hatta yönetiyormuş..
sonra ato baskanının odasından silah
cıkıyor aylar önce o silah baskında
cıksaydı ne olurdu dendi üstüne
gidilmedi.. ben inanmıyorum ergenekona
ama umarım ben yanılırım ozmn ne pkk
kalır ne hizbullah