Şaşırmayın. Yumuşacık sesiyle en sert kalpleri yumuşatıp, diyabetik kalpleri bile dönüştüren Cem Adrian, bu ara biraz sinirli. Ama o sinirini bile öylesine sempatik yaşıyor ki söylediklerine inanası gelmiyor...
İSTANBUL - Onu sadece gerçek üstü sesinden tanıyor ve bu röportajı okuyorsanız kendisinin biraz ego şişkinliğinden kaynaklı söylendiğini düşünebilirsiniz. Ama baştan söyleyelim yanılıyorsunuz. Mübalağa yapmaya gerek yok. O zaten çoktan Türkiyenin gelmiş geçmiş en önemli sesleri arasına girdi bile. Ya yaptıklarına değer verilmezse...
Nedir canını sıkan şey? Benim genel anlamda sanatla alakalı bir sorunum var yani tüm dünyada sanatla alakalı, duyarsızlıkla alakalı bir sorunum var. Yoksa benim öyle çok başka bir problemim yok. Bu çok canımı sıkıyor.
Duyarsızlıktan mı bahsediyorsun? Şimdi insanların hayatları çok kalabalıklaştı. Artık herkes iş hayatı, internet sayesinde çok daha tüketici her anlamda. Halbuki sanat bunun içine girmemesi gereken bir bölümdü. Bu duyarsızlığın sanata yansıması ve artık sanatın da bir tüketim malzemesi haline gelmesi bizi yani gerçek sanatçıları şu anlamda çok kötü etkiliyor. Biz bu kadar hızlı tüketime bu kadar hızlı üreterek cevap veremiyoruz, veremeyiz. Çünkü o kadar hızlı üretirsek bunun sanattan çıkar, zanaat olur. Şu anda bence dünyada olan şey de buna doğru bir ilerleme.
Yaptığın şey değerinden birşey kaybetmiyor ki. Neden böyle düşünüyorsun? Mesela bir albüm çıkıyor, ben o albüm için bir buçuk senemi harcıyorum. Fakat sen internete giriyorsun. Yüz tane albüm çıkmış deyip oturup bugün çıkan albümleri indiriyorsun. Senin için sadece o anda gördüğün bir kapak oluyorum. Çok merak edersen içini açıp pat diye internetten bir dakika içinde indirip şöyle iki dakika dinliyorsun. Sonra diyorsun ki Tamam!. Belki bir şarkıya üç kere takılıyorsun, beş kere takılıyorsun ama sonunda geçiyorsun. Aynı şekilde sinema filmleri de böyle. Adamlar yıllarca uğraşıyor, muhteşem filmler çekiyorlar. Sen bunun DVDsini alıyorsun, koyuyorsun, izledin ve bitti. O orada kapandı artık.
Bu da haklı olarak yaptığın şeyden seni soğutuyor mu? Bir şekilde körelttiğini düşünüyorum. Hızlı üretmek için az düşünmek gerekiyor. Detaycı olmamak gerekiyor. Zaten piyasadaki duruma baktığın zaman bunu da görebiliyorsun. Az melodi, basit sözler, kolay tüketilebilir müzik. Çünkü artık bu sanat değil, bir sektör.
Sen kendini bu sektör içinde bir meta gibi mi görüyorsun? Ben şu geçen albümde bunu biraz daha yaşamıştım ama son albümde daha fazla yaşıyorum. İnternete girip, kendimi araştırıyorum. Googlea Cem Adrian yazıp basıyorum. Bir sürü forum sitesi çıkıyor. Cem Adrianın yeni albümü çıkmış, aaa iyi yapmış hemen indirelim. Ne güzelmiş. teşekkür ederiz. Bu hale gelmiş. Ben yine de saygı gören bir müzisyen olmama rağmen bu benim başıma geliyorsa diğerlerini düşünemiyorum. Böyle bir materyal haline gelmiş insanların hayatları. Bu da küstürüyor. Ne için çabalıyorum diye düşünüyor insan.
FAST FOOD GİBİ BİR KÜLTÜRE YÖNELİYORUZ Neden kaynaklanıyor sence bu? Sanat bence bir toplumun zekâsıyla ilgili bir durum. Sanattan anlayan bir toplum zeki bir toplumdur. Sanattan anlamayan toplum aptaldır.
Türk insanının zeka seviyesini pek takdir etmiyorsun sanırım? Ben sanat anlayışını tamamen kaybetmeye başlamış ve dolayısıyla zeka seviyesinden de ciddi şekilde endişe duymaya başladığım bir ülke olduğumuzu söylüyorum. Türk toplumu sanat algısını kapattı. Popüler sanatlar bu hale geliyor ki, popüler olmayan sanatları siz düşünün. İnsanların kafası başka şeylere çalışıyor. Duygusal zeka bitti. Fast food gibi bir kültüre yöneliyoruz. Bence çok acıklı bir durum.
Sanat yok oluyor diyorsun ama ülkemizde sanatçı kisvesi altında birçok isim var... Tamamen promosyon oldu herşey. Bir kişi sana bu müziktir derse, daha sonra üç kişi gelip daha bu müziktir derse ve hatta bunu bir de yazılı olarak görürsen inanma olasılığın çok yüksektir. Televizyonda da bangır bangır sanatçı, sanatçı diye tekrarlarlarsa insanlar da bunu böyle zanneder. Zaten zeka seviyemiz düşük. Biri Cem Adrian, oyuncudur dese, televizyonda benim adımın altına oyuncu yazulursa insanlar buna da inanır. Bu toplumsal yönlendirmeden başka birşey değil.
Hiç sanatçı yok mu sence? Var tabi ama o sanatçılar Türkiyede vazgeçmiş sanatçılar. Ben mesela mücadele eden insanlardanım. Ama pes etmiş bir sürü isim var.
Sanat yapılmıyorsa ortada yapılan şey sadece medyanın dayattıkları mı diyeceksin yani? Evet, kodlanmış bir şeyler var. Süregelen bir döngü bu. Bütün televizyon kanalları Demet Akalını yayınlamayı bıraksa kim özler ki? Yok, böyle birşey. İnsanları gerizekalılaştırma döngüsü bu. Magazin izletip reklamcılardan daha fazla arama işi. Kimse de özlemez. Pardon ama eğlenmek için daha kaliteli müzikler de var.
Bu döngüyü kırmak mümkün mü sence? Hayır. Değişmeyecek bu durum. Ben çok umutsuzum en azından. Pop müzik ölüyor, bu bir gerçek. Yıllar önce bangır bangır şarkı söyleyen insanlar şimdi parasızlıktan albüm yapamıyor. Dev prodüktörler zaten öldü. Ortada kalan popüler görülen işler de sadece medya desteğiyle ilerliyor. Ben diktatör olsam yasaklarım, asarım, keserim.
Hangi birini yasaklıyorsun? Hepsini.
BEN MUHTEŞEM DİKTATÖR OLURUM Nerden başlarsın peki işe? Önce bir denetim kurulu kurardım. TRT zamanında sansür var diye kızıyorlardı ama bence çok haklılarmış. TRTnin şu andaki jüri üyesi Hülya Avşar, Korkunç. Hülya Avşar zamanında TRTde çalabilir miydi? Hayır. Çünkü sanatçıdan sayılmıyordu. Ama şimdi jüri üyesi olarak TRTden para kazanıyor. Devlet bizden aldığı vergileri Hülya Avşara veriyor.
Hadi diyelim, böyle bir denetim kurulu kurdun. Sonra ne olacak? Kaliteli müzik yapan insanlar yavaş yavaş ortaya çıkacak. Ben muhteşem bir diktatör olurum. Gazetelere, televizyonlara el koyardım. Magazinprogramlarını yasaklardım. Geriye sadece görmediğimiz şeyler kalırdı. Şu an ana haber programlarında izlediğimiz saçma sapan şeyler olmazdı. Zamanında biz gerizekalı mıydık da Susam Sokağı izliyorduk.
Çok mu sinirlisin? İşin suyu çıktı, çıkıyor. Daha da çıkacak. Ama ben bir materyal olamam bunlar için. Sanatım o kadar ucuz değil. Ben o insanlarla aynı kulvarda yapamam. Bu vazgeçmek değil, savaş açmak. Bir gün çok tepem atarsa herkese kaybettirim ve bu ülkeden giderim.
Senin dinleyicilerin arasında da Demet Akalın dinleyen birileri olabileceğini düşündün mü hiç? Düşünüyorum zaten. Herkesten şüphelenebilirim bu anlamda. Ama çok net söylüyorum eğer Demet Akalın dinliyorlarsa gelmesinler benim konserime, izlemesinler, hakikaten onları seven insanlarla aynı mekanda bulunmak istemiyorum. Hani onları da kazanalım derler ya, yok ya ben istemiyorum onları kazanmak. Ama ben hep böyleydim. Bir kez konserimde biri bir peçete yolladı. İstanmbul İstanbul Olalıyı söyler misiniz diye. Şaka mı bu? dedim. Yok dedi. O zaman sizi dışarı alalım dedim.
Bu sinir, sanatına iyi gelmez diye düşünüyorum... Ben de. Beş sene sonra delirmiş olabilirim. Askılı atletle çıkıp, pop birşeyler söylermişim mesela. Aslında hakettikleri bu. İnsanlar kendilerini bu seviyeye layık görüyorlarsa bence hiç problem yok.
NAZAN ÖNCEL DELİRMİŞ OLABİLİR Mİ? DİYE DÜŞÜNÜYORUM Kendini bu dünya içinde nasıl konumlandırıyorsun? Ben diğerlerine göre biraz daha savaşçıyım sanırım. Herkes kendi yolunda gidiyor. Ama bence sanatçının bu konular üstüne yorum yapmak gibi bir sorumluluğu var. Neden konuşamadıkları da açık. Çünkü korkuyorlar. Aman bulaşmayayım diyorum. Ama ben korkmuyorum. Bana ne faydası var ki zararı olsun. Ben bu anlamda biraz daha yalnızım.
Yanında hiç destek olan biri yok mu? Dinleyicilerim var tabi. Ama bakalım onlar yeni albümüme nasıl destek verecekler. Benim bu hayatta varolmam da dinleyicilerimin bana destek vermesine bağlı çünkü. Biz bu işi para için yapmıyoruz. Ama devam edebilmek için para gerekiyor. Böyle bir ortamda nasıl küsmemeyi becerebilirsin ki? Ya da dediğim gibi delirip atletle çıkmak da en güzel intikam olur diye düşünüyorum.
Böyle delirdiğini düşündüğün biri var mı? Nazan Öncel delirmiş olabilir mi diye düşünüyorum valla. Göç, Sokak Kızından sonra Aşkım baksana banalar falan yapınca delirdi diye düşünüyorum.
Son birşey söylemek ister misin? Allah herkese akıl, fikir versin.
Son cümleyle yüzünde asabiyetle karışık bir gülümseme yerleşiyor Adrianın. Sonuna da bir amin ekliyor. Teybi kapatıyorum. Kısık sesle bana yaklaşıp Bunlar aslında Amerikan komplosu diyor. Şaşırıp nasıl yani? diyorum. Cevabı şöyle oluyor Türkleri gerizekalılaştırmak için seneler önce üstümüze Yonca Evcimikle Serdar Ortaçı saldılar.
Üslup çok agresif geldi bana ama
söylediği herşeye sonuna kadar
katılıyorum :)
SMM - İstanbul
29 Temmuz 2008, Salı 11:59
bence de cok doğru soyluyor...CEM
burak onder - İstanbul
28 Temmuz 2008, Pazartesi 12:42
helal olsun be. cok guzel soylemis.
hepsi de dogru. destek olmak gerek bu
genc adama. tebrik ederim. roportajda
guzel. yapan kisiyi de tebrik ediyorum.
burak