Tatil, seyahat, bayram, iş gezisi gibi sizleri normal yaşantınızın dışına çıkaran, beslenme alışkanlıklarımızda değişikliklere yol açan durumlarda da beslenme programımıza devam edebiliriz, yeter ki dikkat edilmesi gereken noktaları unutmayalım.
İSTANBUL - Yaz aylarında az az sık sık beslenmek, her öğünde her temel besininden tüketmek, yiyecekleri iyice çiğnemek gibi temel sağlıklı beslenme önerilerine dikkat etmek dışında yaza özel gelişen değişiklikler için yeme-içme tarzınızda sağlıklı düzenlemeler yapmalısınız.
Yaz aylarında sıvı kayıpları daha çok olduğu için günde 2-2,5 litre su içilmeli. Spor yapanlar, ağır işlerde çalışanlar daha fazla su içmeli. Ayran mineral dengesini oluşturduğu için yaz aylarında daha çok içilmeli. Yoğurt veya cacık da tüketilebilir. Tavuk yemeklerinin ve sütlü ürünlerin tazeliğinden emin olunmalı. Ağır yemekler yerine bol sebze ve meyve tercih etmekte yarar var. Öğle yemeklerinde yağlı, tuzlu ve kuru yiyeceklerden kaçınılmalı. Hafif yiyecekler yenmeli, yanlarında ayran, su, meyve suyu gibi bol sıvı alınmalı. Alkol ve kafein idrar artışı ve sıvı kaybı yaptığı için sıcak saatlerde içilmemeli.
Yaz aylarının en büyük problemlerinden biri de ödemdir. İnsan vücudunun kendine özgü bir yapısı vardır. Gerek iç gerek dış faktörler vücudun biyolojik yapısını yakından etkiler. Dış etkenlerden en önemlisi sıcaklık ve soğukluk farklılıklarıdır. Yurtdışında nereye giderseniz gidin, uçuş sonrası kendinizi şiş hissedebilirsiniz, özellikle uzun uçuşlar sonrası bu daha da fazla olabilir. Lütfen o moralsizlikle aşırı besin alımından kaçınalım.
İster iş, ister tatil amacıyla olsun seyahate çıktığınızda mutlaka açık büfe alternatifleriyle karşı karşıya kalacaksınız. İşte bu noktada ne yapacağınız, ne yiyeceğiniz konusunda bilinçli davranır doğru tercihler yapabilirseniz o zaman formunuzu korumamak için hiçbir sebep yok.
Kızartma,kavurma vb.. besinler yerine buharda pişmiş, ızgara, haşlama veya buğulama olan gıdaları tercih edin. Burada önemli olan nokta gerektiğinden fazla yememektir. Açık büfeden seçeceğiniz besinleri uygun miktarlarda azar azar tabağınıza alın. Doyduğunuz halde başınızı döndürecek miktarda tabağınızı doldurursanız bir bakarsınız ki tabak boşalmış. Yiyebileceğiniz kadar alın!! Sipariş verecekseniz; bu noktada ise siparişinizi kademe kademe vermeniz önemli. Tatlı için de yemeğinizin bitmesini, tokluk hissinin oluşmasını bekleyin, özellikle sütlü, meyveli tatlılar veya dondurma daha sağlıklı seçimlerdir Yemek alır ya da sipariş verirken öncelikle çorba veya salatayla yemeğe başlamayı tercih edin. Böylelikle daha az kalori alarak kendinizi daha çok doymuş hissedersiniz.
Zeytinyağlı yemekler açık büfelerin de vazgeçilmezlerindendir. İyi bir seçim gibi gözükse de, içerik olarak ideal ölçüden daha fazla yağ ile hazırlananlar, aşırı yağ tüketimine neden olabilecekleri için kilo artışına neden olabilirler. Bu yüzden yağ içeriğinden emin olmadığımız durumlarda, sebzelerin suyunu ve yağını süzerek tüketmek daha doğru olur.
Ayrıca bol baharatlı, acılı besinlerden kaçının. Çünkü bu tarz besinler iştah açıcıdırlar, hem daha fazla miktarda yemek tüketmenize hem de gereksiz ekmek tüketimine neden olurlar.
MARUL Marulda demir, kalsiyum ve fosfor gibi madensel tuzlar, klorofil ve A, B, C, D, E vitaminleri vardır. A, D ve E vitaminleri güneş ışığına ve havaya, B ve C vitaminleri ise sıcağa karşı duyarlı olduklarından marulu alır almaz tüketmelisiniz, aksi takdirde besin değerlerinin bir kısmını yitirir, ayrıca yaprakları buruşur, lezzeti de kaybolur.
Avustralyalı bilim adamları yeşil yapraklı sebzelerin cilt kanserine yakalanma riskini azalttığını ve hastaların iyileşmesine yardımcı olduğunu açıkladı. İçerdikleri folik asit, C, E ve A vitamini, karoten ile lutein gibi maddelerin bu olumlu etkiyi yarattığı bildirildi.
Omega 3ün iyi bir bitkisel kaynağı da olan yeşil yapraklı sebzeler pek çok kronik hastalığa karşı da koruyucu bir rol üstleniyor.