Suna Pekuysalın oğlu Sait Ali Köknarın duygusal veda konuşmasından: Annem oynadığı karakterlerle bana bir değil, birçok can verdi. Sizlere de verdi ve vemeye de devam edecek. O yüzden yaşasın tiyatro, yaşasın Suna Pekuysal, yaşasın anacım.
Ben, bir tiyartrocunun oğlu olmak ve tiyatro ne işe yarar hakkında kendimce bir şey söylemeye çalışacağım. Bunu daha iyi söyleyecek insanlar vardır mutlaka.
Şimdi siz şunu bekliyorsunuz herhalde; gece birlerde gelirdi. Beni yatırırdı, üçe kadar, ertesi günün yemeğini hazırlardı. Sekizde kalkardı, kahvaltımı hazırlardı falan... Türkiyenin kargaşası içinde beni huzurla, düzenli bir şekilde büyüttü. Nasıl yaptı bilmiyorum. Ben şimdi babayım ve ona çok müteşşekerim.
Ama bunlar değil, burada başka bir şey var. Şimdi anam bana can verdi... Şimdi siz burada Suna Pekuysalın tek oğlunu görüyorsunuz değil mi? Hayır ben bir kişi değilim, ben birçok kişiyim. Seyrettiğim her oyunla, okuduğum her romanla çoğaldım, özgürleştim. Tiyatro bana katil olmanın, aç olmanın, anne olmanın sevdiğinden ayrı olmanın ne olduğunu yaşattı defalarca. Tekrar tekrar. Ben mimarım. Seyirci olarak söylüyorum; özgürleştirdi diyorum çünkü bir insan olarak bana ne olduğumu, neler yapabileceğimi ve neler olabileceğimi, sınırlarımı ve ufkumu anlattı. Roman, tiyatro kültür. Bu yüzden sinema, edebiyat, tiyatro, kültür bir çeşni değildir, bir mecburiyettir. İnsana bu sıkışık dünyada özgürleşebilmesi için bir yol bir penceredir. Annemin bu sahnede oynadığı Tırpanı hatırlıyorum; ufaktım, 6-7 yaşlarındaydım. O tırpanı aniden sapladığı sahne kafamdan çıkmıyor. Şiddet içeriyor diye değil, ödül aldığı geceydi sanıyorum. O benim bir parçam... Keşanlı Aliden, Geceye Selamdan, başka oyuncuların oynadığı başka sahnelerden, o karakterlerden; benim bir parçam... Kafamın içinde fısıldıyorlar; Öyle yapma benim gibi olursun, bak dene ben yapamadım, sen yaparsın, dene... Kafamın içinde fısldıyorlar.
O yüzden ben bir kişi değilim, karşınızda Suna Pekuysal ve Ergun Köknarın biricik oğlu olarak değil, kültür ve edebiyatla büyümüş bir örnek olarak duruyorum. İnsan olmak için çabalayan bir örnek.
Anam oynadığı, yaşattığı can verdiği karakterler aracılığıyla bana bir değil, birçok can verdi. Sadece bana değil sizlere de verdi. Bu sahnenin dışındaki birçok insana da can verdi ve vermeye de devam edecek. O yüzden, özellikle de bu yüzden yaşasın tiyatro, yaşasın Suna Pekuysal, yaşasın anacım.
sait ail kardeş başın sağolsun. ALLAH
gani gani rahmet eylesin. sonradan
ferkettim senin olduğunu. 309 K.D.
Piyade Kantin çavuşu Murat GENÇ
Ayşe Güler - Antalya
25 Temmuz 2008, Cuma 11:35
Ne mutlu Anne Suna pekuysal"a ki böyle
mükemmel ve aklıbaşında bir evlat
yetiştirebilmiş bunca yaşam zorluğu
içerisinde. Sadece oyuncu, tiyatrocu
Suna Pekuysal mükemmel anneliğiyle de
devleşti bizler için. Ve bu konuda da
bizlere yol göstermeye devam ediyor.
Zaten sanatçılar ölmez sonsuza kadar
yaşarlar. Bu onlara Tanrının verdiği
haklı bir ayrıcalık.
Işıklar içinde yatsın..........
fügen erek - İstanbul
24 Temmuz 2008, Perşembe 19:57
Sevgili Ali anacığını ne güzel
anlatmışın okurken gözyaşlarımı
tutamadım onların yetiştirdiği evlat
dedim kendi kendime o yattıkça Allah
sana ve ailene uzun ömür versin.
Dizildik sıraya art arda.
gidiyoruz sonsuzluğa.
toprakla haşır neşir.
kayboluyor bizim nesil.
fügen erek