1927 Giresun doğumlu olan Naci, yazarlığının yanı sıra edebiyat eleştirmenliği ile öne çıktı. Fethi Nacinin cenazesi, 25 Temmuz Cuma günü İstanbulda toprağa verilecek.
Yaşar Kemal, Fethi Naci için "gelmiş geçmiş en büyük Türk eleştirmeni" değerlendirmesinde bulunmuştu.
İSTANBUL - Edebiyat dünyasında kayıp. Türk Edebiyatının önde gelen eleştirmenlerinden yazar Fethi Naci, İstanbul Cihangirdeki evinde bu sabaha karşı vefat etti.
Fethi Naci için 25 Temmuz Cuma günü Teşvikiye Camisinde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılınacak. Fethi Nacinin cenazesi, daha sonra Zincirlikuyu Mezarlığında defnedilecek.
Türk edebiyatının son 50 yılına damgasını vuran en önemli isimlerden biriydi Eleştiri kurumunu edebiyatımıza yerleştiren ve bu alandaki en yetkin imzalardan biri haline gelen Fethi Naci eleştirmen sıfatıyla yazarlar kadar çok okunan belki de tek isimdi.
3 Nisan 1927de Giresunda doğan Fethi Naci Kalpakçıoğlu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. 1940lı yıllardan itibaren çeşitli gazete ve dergilerde öyküleri ve şiirleri yayınlanmaya başlandı. 1950li yıllardan itibaren de eleştiriye yöneldi.
Çok sevdiği babaannesinin ölümü üzerine kaleme aldığı ilk yazısı 1943 yılında Erzurum gazetesinde yayımlanan Nacinin Behçet Necatigilin ilk kitabı Kapalı Çarşı üzerine yaptığı ilk eleştiri yazısı, 1945-46 kışında Aksu dergisinde yayımlandı.
1953te babasının adını kendi adına ekleyerek, Fethi Naci adıyla yazmaya Naci, Dost dergisinin düzenlediği soruşturmada 1960ın en beğenilen eleştirmeni seçildi.
1965 yılında gerçek yayınevi kurdu ve bu etiketle başlattığı 100 Soruda dizisiyle kültür hayatımıza ciddi bir kaynak akışı sağladı.
En önemli eserlerini eleştiri alanında veren Fethi Nacinin basılan kitapları arasında 100 Soruda Türkiyede Roman ve Toplumsal Değişme, Eleştiride 40 Yıl, 40 Yıl, 40 Roman, Reşat Nurinin Romancılığı, Sait Faikin Hikayeciliği, Yaşar Kemalin Romancılığı ve Yüzyılın 100 Türk Romanı sayılabilir. Usta eleştirmen Bir Hikâyeci: Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal adlı eseriyle 1990 yılında Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü almıştı.
Romanın da, romancının da işlevinin muhalefet olması gerekir diyen Fethi Naci eleştiriye başladığı ilk yıllarda Marksist estetikten etkilenmişse de işin sanatsal boyutunu da hep göz önünde tutmak gerktiği düşüncesine varmıştı. Cumhuriyet Kitapa verdiği bir röportajda şunları söyleyecekti usta eleştirmen: Bir gerçekliğe bağlı kalınması, gerçekliğin gösterilmesi gerektiğini söylüyorum. İkincisi edebiyatın işinin salt estetik işlevden ibaret olmadığını, bir de toplumsal ahlak yönü olduğunu söylüyorum. Ben ancak bunları söyleyebilirim, yoksa şöyle roman olur, böyle roman olur demek yanlıştır. Bizim hiç aklımıza gelmeyen bir yoldan da roman yazılabilir, o roman çok da iyi olabilir.
Eleştiriyi kendi deyişiyle, Edebiyata daha bir edebiyatça yaklaşmak, birtakım beylik lafların uzağında kalmak, daha nesnel değerlendirmeye çalışmak, iyi Türkçe yazmak gibi kriterlerle ele alan Fethi Naci hayat veda ettiğinde 81 yaşındaydı.
YAPITLARI Bir Hikayeci: Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal adlı yapıtıyla 1991 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü alan Fethi Nacinin yapıtları arasında İnsan Tükenmez (1956), Gerçek Saygısı (1959), Azgelişmiş Ülkeler ve Sosyalizm (1965), Emperyalizm Nedir? (1965), Azgelişmiş Ülkelerde Askeri Darbeler ve Demokrasi (1966), Kompradorsuz Türkiye (1967), 100 Soruda Atatürkün Temel Görüşleri (1968), On Türk Romanı (1971), Edebiyat Yazıları (1976), 100 Soruda Türkiyede Roman ve Toplumsal Değişme (1981), Eleştiri Günlüğü (1986), Bir Hikâyeci: Sait Faik-Bir Romancı: Yaşar Kemal (1990), Gücünü Yitiren Edebiyat (1990), Roman ve Yaşam (1992), Eleştiride 40 Yıl (1994), 40 Yılda 40 Roman (1994), Reşat Nurinin Romancılığı (1995), 50 Türk Romanı (1997), Şiir Yazıları (1997), 60 Türk Romanı (1998), Kıskanmak (1998), Sait Faikin Hikâyeciliği (1998), Yaşar Kemalin Romancılığı (1998), Yüzyılın 100 Türk Romanı (1999) ve Dönüp Baktığımda (1999) yer aldı.
bu haberi gördüğümde inanamadım cidden
eleştiri anlamında türk edebiyatı çok
büyük bir değeri kaybetti
sözcüklerinin onu yaşatacağı ve
anımsanmak adına fethi nacinin dediği
gibi kitap okumayı umarım hep
özendiririz
fatma gamze hasanoğlu - İstanbul
24 Temmuz 2008, Perşembe 01:23
Hepimizin başı sağ olsun. Gerçekten
çok büyük bir dehâyı kaybettik.Fethi
Naci, makaleler arasında boğulurken
beni yazılarıyla hem çok eğlendiren
hem de ufkumu açan bir fikir adamıydı.
Ölüm üzerine ne söylense anlamsız
kalır ama keşke biraz daha bizimle
kalsaydın Fethi Abi...
serhat salihoğlu - Ankara
23 Temmuz 2008, Çarşamba 15:10
sadece bir eleştirmeni değil yaratıcı,
üretken ve çalışkan büyük bir düşünce
adamını ve edebiyat adamını kaybettik;
ülkemiz ne yazık ki bu çapta insanlar
yetiştirmiyor artık; büyük bir
düşünsel kuraklık yaşıyoruz.
Kaybettiklerimizi çok arayacağız.