Yanlış inanışlar yeni evli çiftlerin hayatını kabusa çevirebiliyor. Kadınlar en çok acı çekme korkusu yaşarken erkeklerde en çok karşılaşılan yanlış inanış ise her an cinselliğe hazır ve cinsellikte başarılı olma gerekliliği.
İSTANBUL - Yeni evlenenlerin bilgisizlik ya da yanlış bilgilenme nedeniyle cinsel ve ruhsal problem yaşadıklarını vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Berfu Günel Akbaş, “Bilgi eksikliği nedeniyle oluşan korkular ortadan kalkınca hem ruhsal sorunlar hem de çiftlerin arası düzeliyor” diyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Berfu Günel Akbaş, Toplumda yaygın olarak doğruluğuna inanılan ama aslında doğru olmayan cinsel mitler nedeniyle sorun yaşayan çiftlerle çok fazla karşılaşıyoruz diyerek şunları söylüyor: Cinsellik mahrem bir konu. Rahat rahat konuşulabilen bir konu değil. Bu yüzden de kulaktan dolma şeylerle evliliğe adım atınca sorun yaşamak da kaçınılmaz oluyor.
Kadınlarda en çok acı çekeceğim korkusu olduğunu belirten Akbaş, Çevresinden sürekli cinsellikte kadının çok acı çektiğini, çok kanama olacağını duyan kadın evlenince kendini kasıyor. Cinselliği rahat yaşayamıyor. O nedenle de vajinismus vakaları ile çok fazla karşılaşıyoruz. Vajinismusun altında çok büyük bir oranda bilgi eksikliği yatıyor. Daha ilk seansta bilgilendirmeyle kafasındaki korkuyu yok ettiğimiz dolayısıyla sorunu çözdüğümüz vakalar oluyor. Erkeklerde en çok karşılaştığımız yanlış inanışlar ise erkeğin her zaman cinselliğe hazır ve cinsellikte başarılı olması gerektiğidir. Bu da erkeğin başarısızlık korkusu yaşamasına neden oluyor. Erkeklerde cinsel organın boyutu cinsel gücün göstergesidir şeklindeki cinsel mit de erkeklerin sıkıntı yaşamasına neden oluyor.
HER ÇİFTİN NORMALİ FARKLI OLABİLİR Cinsellikte normal kurallar olmadığının altını çizen Akbaş, hangi konularda çiftlere destek verdiklerini şöyle anlatıyor: Cinsellikte şu kadar sıklıkla ilişkiye girmelisiniz, normal olan kurallar şunlardır gibi önerilerimiz yok. Her çiftin bir ritüeli vardır. Yani kimi çift haftada bir kere ilişkiye girmekten hoşlanır, kimi ayda 3 kez Her iki örnekteki çift için de bir sıkıntı yoksa biz buna çok az diyemeyiz. Eşlerden birinin sıkıntısı var diğerinin yoksa bunun için doktora geliyorlarsa ortak nokta bulmalarına yardımcı oluyoruz. Ancak eskiye oranla çiftlerin sorunlarında azalma var. Eskiden sorun kronikleştiği için çözmek de zor oluyordu. Çünkü cinsel sorun, ilişki sorununa dönüşüyordu. Yani eşlerini arası bozulmuş oluyordu. Sorun büyümeden geldiklerinde çok daha kolay oluyor. Cinsel sorunların çözümü için doğru bilgilendirme çok önemli. Özellikle anatomi konusunda bilgi akışının daha ilk öğretimde başlaması gerekir.
Yanlış cinsel inanışlar Cinselliği erkek başlatır ve yönetir; bu erkeğin üzerinde çok ciddi baskı oluşturuyor. Başlatmalıyım kontrol etmeliyim, yönetmeliyim kaygısı yaşıyor. Erkek cinselliğe her zaman hazırdır. Erkek cinsel organının boyutu cinsellikte çok önemlidir. Cinsel ilişkiyi başlatan kadın ahlaksızdır. Cinsel ilişkiyi erkek başlatmalı ve yönetmelidir. Kadınlar ilk cinsel deneyimlerinde büyük bir kanama yaşarlar: Halbuki bugün biliyoruz ki bazı kızlık zarları elastiki ve hiç kanama olmayabiliyor, esnek olabiliyor. Bu da normal bir süreç. Cinsel ilişki, cinsel birleşme demek değildir. Yani cinsel ilişki penisin vajina ile ilişkisi değildir; her ilişkide mutlaka cinsel birleşme yaşanması gerekmez. Cinsellik yakınlaşmakla duygusal anlamda düşünsel anlamda paylaşmakla başlar.
Çiftlere Öneriler Çiftler ilk etapta endişelerini, korkularını ve cinsel beklentilerini paylaşmalılar. İletişim çok önemli. Çiftlerden herhangi birinin bir rahatsızlığı, sıkıntısı varsa yokmuş gibi davranmamalı. Örneğin rol yapma meselesini çok fazla dinliyoruz. Sakıncalı bir davranıştır. Cinsel sorunlar aile içinde çok fazla açıklanmamalı. En uygun yöntem bir uzmana danışmaktır.
öze dönüp, bireysel özgürlüğü
sınırlamaya kalkan; herkesi kendi
ahlakıyla yaşamaya mecbur etmeye
-olası- kalkacak insanlar; modern
kapitalist çağda yaşarken, iletişim
devrimi yaşanırken; küreselleşmeye,
uluslarası ticarete birşey
söylenmezken,kültürel alışverişe
evrensel kültüre karşı çıkan bu tip
insanlar; bireysel özgürlük yerine
dayatmacı kabileci sürü mantığıyla
hareket eden, kişiler, çağdaş
türkiyeye yakışmıyor, bu da net.
insanları cendereye sokmaya
kalkanlara, özçülere, özümüzde, harem
var demek gerek belki de..en az 15
kadınla poligami..
Baris Dayioglu - Ankara
19 Mayıs 2008, Pazartesi 15:45
Feodalitenin bununla bir alakasi
oldugunu sanmamaktayim ayrica
gelenekler binlerce yillik temellerle
olusurlar ve oyle ha deyince
degistirilemezler. Hele hele, ahlaki
muhafazak feodalite bakisi hic
degistirilemez. :D
Baris - Yurt Dışı
19 Mayıs 2008, Pazartesi 14:32
Kültürel normlar, değerler, inanışlar
hiçbir toplumda sabit değildir; bunlar
zamanla ve çok zor değişirler, ama
nihayetinde değişirler. Bize düşen
küçük yaştan itibaren çocukları
okullarda cinsellik hakkında
bilgilendirmek, cinselliğin tabu
olmasını ortadan kaldırmak. Tabi bunu
da, "en az 3 hatta 5 çocuk yapın,
çocuk berekettir" zihniyetiyle
yapamazsınız.