LONDRA - Bu bulgu çiçeklerin çoğunun hafif rüzgarda bile neden salındıklarını açıklamanın yanı sıra, polen taşıyıcı böcekleri çekmek için kullandıkları ve şu ana kadar bilinmeyen bir numaralarını da ortaya çıkardı.
Bilim adamları bu bilgiye, Galler sahilindeki salkım çiçeği olarak bilinen bir doğal bitkiyi inceleyerek ulaştılar.
Evrimsel Biyoloji Dergisinde (Journal of Evolutionary Biology) yayımlanan rapora göre, böcekler hareket halindeki çiçeklere daha fazla konuyor, ayrıca bu çiçekler daha fazla tohum veriyor.
Bu çiçek türleri, daha hareketsiz olan bitkilere göre yalnızca sayıca değil, tür olarak da daha fazla böcek çekebiliyor.
Biyologlar çarpıcı renk ve kokulara, detaylı desenleri olan taç yapraklara ve nektara sahip olan çiçeklerin, arı ve sinek türleri gibi polen taşıyıcı böcekleri daha fazla cezbettiklerini zaten biliyordu.
Ancak şu ana kadar rüzgarda salınmanın da böceklere benzer bir işaret gönderdiği bilinmemekteydi.
DOĞUM GÜNÜ GÖZLEMİ Gallerdeki Aberystwyth Üniversitesinden John Warren, kızının doğum günü sırasında plajda uzanmışken, salınan çiçekleri gördüğünü ve bunların böylesine korunaksız bir habitatta yaşamalarına ve zarar görme riskleri olmasına rağmen, neden bu kadar uzun sapları olduğunu merak ettiğini ve araştırmasının da bu aşamadan sonra başladığını söylüyor.
John Warren bu gözleminin ardından, daha önce yapılan araştırmaları incelediğini ve bulduğu tek şeyin saçma olarak nitelediği, böceklerin hareket algılamasının zayıf olduğuna dair bilgi olduğunu söyledi.
Warren meslektaşı Penri James ile beraber Latince adı Silene Maritima olan ve korunaksız bir sahilde yetişen salkım çiçeği türünü incelediklerini kaydetti.
DENEYİN YÖNTEMİ Ekip 300 tane özel yetiştirilmiş ve değişik kök uzunluklarına sahip çiçeği gözleyerek, rüzgarda ne kadar hareket ettiklerini, kaçar tane böceği ne kadar süreyle çektiklerini ve ne kadar tohum verdiklerini inceledi.
Deney sonucunda uzun ve ince saplı çiçeklerin, kısa ve kalın saplı çiçeklere oranla rüzgarda daha fazla salındıkları ve daha fazla polen taşıyıcı böcek çekebildikleri ortaya çıktı.
John Warren bununla beraber çiçeklerin evrimsel bir değişimle karşı karşıya olduklarını da ekledi.
Warren az salınan çiçeklerin böcek çekemediğini, çok salınan çiçeklerin de böceklerin konmasına müsait olmadığını, doğru oranda salınan çiçeklerin böcekleri çekmede daha başarılı olduklarını söylüyor.
Bilimsesel olarak katılmıyorum.
Neden derseniz Uzun ve kısa çiçekler,
Kısa ve kalın saplı çiçeklere göre
elbette daha fazla sallanırlar. Bence bu
ALLAH"ın hayvanlara veya canlılara
verdiği ve içgüdüsel olarak yaptığı bir
olay. Ayrıca şunu belirtmek isterim, Arı
aynı şekilde karıca gibi dünyanın en
çalışkan hayvanıdır. Bir arılar ile
ilgili Güzergah bulma ile ilgili
durumları hafızaya alıp diğerlerine
nasıl anlattıklarını görseniz daha fazla
şaşırırsınız.
Kaan Evren Başaran - Ankara
12 Mayıs 2008, Pazartesi 00:24
ntvmsnbc sitesinin cinsiyetci bir terim
olan "bilimadami" kelimesini
kullanmaktan ne zaman vazgececegini
merak ediyorum. Lutfen sitenin
editorleri bu konuda biraz ozen
gostererek bu bilim disi ve ayrimci
kavramin boylesi futursuzca
kullanilmasini engellesinler. Bilim
insani gibi daha nesnel bir kavram en
azindan bilim camiasi icerisinde ve
duyarli yayin organlari icerisinde genel
kabul gorurken ntvmsnbc sitesinin hala
bu konuyu gormezlikten gelmesine anlam
veremiyorum.
Selin - Antalya
11 Mayıs 2008, Pazar 21:02
Çiçeğin aklı mı var, ben salınayım
böcek beni görsün de polen alsın diye
düşünsün, onu bırak böceği çekmesi
gerektiğini nereden biliyor. Belli ki
Allah yeryüzündeki her canlıya yapması
gerekeni ilham ediyor. Aynı şekilde
arının da aklı yok ama çiçeklerden
polen toplayarak çiçeklerin neslinin
devam etmesini sağlıyor ve bal
üretimini yapıyor.Allah bunu Nahl
suresinde açıklıyor: "Rabbin bal
arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda
kendine evler edin.Sonra meyvelerin
tümünden ye, böylece Rabbinin sana
kolaylaştırdığı yollarda yürü-
uçuver...." (Nahl 68-69).