İSTANBUL - 10 Aralıkta İsveç Akademisinde düzenlenecek törende ödül alacaklar arasında Nobel Edebiyat Ödülünün bu yılki sahibi Orhan Pamuk da yer alıyor. Pamuk, 7 Aralık Perşembe günü Akademide Nobel ödülüyle ilgili Türkçe bir konuşma yapacak. Pazar günü ise İsveç televizyonlarından da canlı yayınlanacak bir törenle ödülünü alacak.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım başladı. Orhan Pamukun 7 Aralıkta Türkçe olarak yapacağı Nobel kabul konuşması yaklaşık 45 dakika sürecek.
Ünlü yazar, konuşmasında babasının karalama defterlerinden, etkilendiği yazarlara, edebiyatından Türkiyenin konumuna kadar birçok konuya değinecek.
9 Aralıkta Nobel resepsiyonuna katılacak olan Pamuk, 10 Aralıkta da Stockholm Konser Salonunda ödülünü alacak. Ödül Töreni sonrasında ise balo düzenleniyor.
Pamukun heyecanını paylaşan yazarın kitabevi İletişim Yayınlarından yöneticiler ve editörler de Orhan Pamuka destek olmak için Stockholmde hazır bulunacak.
Orhan Pamuka ödül töreninde ailesinden, kızı Rüya Pamuk, eski eşi Aylin Türegün, ağabeyi Şevket Pamuk ve amcası Selim Pamuk eşlik edecek.
Ödülle ilgili duygularını, Pamuk şöyle dile getiriyor: Heyecanlanmamak imkansız, hepimiz için tatlı ve güzel bir şey. Ödülü aldıktan sonra İstanbula döneceğim. İstanbuldan İsveçe gidip Nobeli Türkiyeye getirmenin zevkini ve keyfini yaşıyorum.
BABASININ BAVULUYLA İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ Orhan Pamuk, Nobel töreninde babası Gündüz Pamukun vefatından önce kendisine teslim ettiği bavuldan söz edeceğini açıklamıştı. Pamuk, Milliyet gazetesine Nobel konuşması hakkında şunları söylemişti:
Nobel konuşmasını yapmadan evvel konuşmam yerinde değil. Ama bu konuşmalar genellikle, ben de okudum sizin gibi, yazarın bütün hayatı, eserleri, bütün hayatı boyunca bulduğu, esinlendiği en parlak şeyler, en orijinal şeyler, o yazarı o yapan, o değişik kişilik, kimlik yapan özellikler üzerine yazarın son bir kere daha derli toplu bir sözü gibi birşey oluyor. Bunun farkındayım. Elbette benim konuşmamda da, benim konumum, işte Türkiyenin konumu, kültür gibi şeyler de var. Fazla ayrıntısına girmeyeyim. Benim babamın bir bavulu vardı. Bu bavulun içine, babam yazmak istemişti ve bir sürü defter doldurmuştu, bu defterlerin hiçbirini sonra istediği gibi değerlendiremedi.
Hikâyeler, parçacıklar, roman parçacıkları, günce, şiirler, çeviriler... Aklınıza ne gelirse ve bunların hiçbiri yayımlanmamıştır. Babam vefatından kısa bir süre önce onları bana getirdi. Konuşmamda birazcık buna da kenarından değiniyorum.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |